<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyet · Zayıflama · Zayıflama Ürünleri · Sağlıklı Beslenme · Kilo Verme · Diyet Çeşitleri · Diyetler · Diyetisyen · Güzellik ve Bakım</title>
	<atom:link href="http://www.idealdiyet.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.idealdiyet.com</link>
	<description>Diyet</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 19:00:51 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.3</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ramazanda Sağlıklı Beslenme</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/ramazanda-saglikli-beslenme</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/ramazanda-saglikli-beslenme#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 19:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[salatalık veya meyve]]></category>
		<category><![CDATA[söğüş domates]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinyağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9031</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
 
 
Ramazan ayında bu beslenme şekli tamamen değişmektedir. Oruç tutarken 14-16 saat süren açlık, metabolizmayı olumsuz etkiler. Sağlıklı olan her kişi oruç tutabilir. Fakat oruç tutmaya sağlığı elvermeyen kişilerin bu konuya hassaslıkla eğilmeleri gerekmektedir. Özellikle kalp-damar, böbrek, diabet, mide, yüksek tansiyon sorunu olanların belirli aralıklarla ilaç kullanma zorunlulukları vardır. Bu gibi kişilerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9032" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/212-150x150.jpg" alt="212 150x150 Ramazanda Sağlıklı Beslenme" width="150" height="150" title="Ramazanda Sağlıklı Beslenme" /></p>
<p>Ramazan ayında bu beslenme şekli tamamen değişmektedir. Oruç tutarken 14-16 saat süren açlık, metabolizmayı olumsuz etkiler. Sağlıklı olan her kişi oruç tutabilir. Fakat oruç tutmaya sağlığı elvermeyen kişilerin bu konuya hassaslıkla eğilmeleri gerekmektedir. Özellikle kalp-damar, böbrek, diabet, mide, yüksek tansiyon sorunu olanların belirli aralıklarla ilaç kullanma zorunlulukları vardır. Bu gibi kişilerin özel diyet uygulamaları gerekmektedir. Ayrıca hamileler, gelişim çağındaki çocukların ve aşırı yaşlıların da oruç tutmaları tehlikelidir. <span id="more-9031"></span></p>
<p>Oruç Nasıl Açılmalıdır?</p>
<p>Geleneğimizde olan zeytin veya hurma ile oruç açılabilir. Üzerine 1 bardak oda sıcaklığındaki su içilmeli ve biraz dinlenmeye çekilmelidir. Böylelikle midemizin rahat etmesini de sağlayabiliriz. Sonra çok sıcak olmayan katı yağlardan uzak yapılmış bir kase çorba yavaş yavaş içilmeli. Üstüne etli sebze yemeği, yoğurt, salata, zeytinyağlı (gene ılık) sebze yemeği yenmelidir. Tatlılardan mümkün olduğunca uzak durulmalı, mümkünse tatlıları yemekten 1-2 saat sonra tüketmeli çeşidi de hafif olan sütlü tatlılardan olmalıdır.</p>
<p>Meyve yemekten 2-3 saat sonra ara öğün olarak alınmalıdır. Ara öğün olarak ayrıca değişiklik yapmak gerekirse bitki çayı ile tahıl grubu (galeta, grisini, kurabiye vs.) tüketilmelidir.</p>
<p>Sahur Nasıl Olmalıdır?</p>
<p>Kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Çünkü bu hem kan şekerinin aşırı düşmesine engel olmakta hem de metabolizmanın daha iyi çalışmasını sağlamaktadır. Sahurda en uygun mönü bizim için kahvaltılıklardır. Bunlardan şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır. Nedeni hem susuzluk hissini arttırması hem de yağ oranının yüksek olmasıdır.</p>
<p>Bunların yerine proteinden zengin yumurta, peynir gibi besinler süt ile birlikte tüketilirse daha iyi tokluk sağlar. C Vitaminini de eksik etmemek için söğüş domates, salatalık veya meyve yenmesi gerekir. Bazı günlerde bu mönüden sıkılanlar için çorba, 1 kase yoğurt ve börek de (fırında yapılmış) yenilebilir. Sahurda tatlı yenilirse susamayı erkene alır.</p>
<p>Su Tüketimi Nasıl Olmalıdır?</p>
<p>Su ihtiyacımız olan günlük 8-10 bardak hakkımızı bu araya sığdırmamız gerekir. Bu çay+su+meyve suyu şeklinde olabilir. Sahurda çok su içme idrar miktarını arttıracağı için şişkinlik ve uykunun kaçmasına neden olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/ramazanda-saglikli-beslenme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pekmezin kıymetini bilmiyoruz</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/pekmezin-kiymetini-bilmiyoruz</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/pekmezin-kiymetini-bilmiyoruz#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 18:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[şekerpancarı]]></category>
		<category><![CDATA[sporcular]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[Yetim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9028</guid>
		<description><![CDATA[
 Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda  Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hasan Yetim, pekmezin özellikle  kış aylarında tüketilmesi gereken çok değerli bir besin  olduğuna dikkat çekerek, &#8221;Pekmez, büyüme çağındaki çocuklar, işçiler,  sporcular, gebe ve emzikli anneler için, eşsiz bir gıda maddesidir&#8221;  dedi. Prof. Dr. Hasan Yetim, AA muhabirine yaptığı  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9029" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/203-150x150.jpg" alt="203 150x150 Pekmezin kıymetini bilmiyoruz" width="150" height="150" title="Pekmezin kıymetini bilmiyoruz" /></p>
<p><span> Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda  Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hasan Yetim, pekmezin özellikle  kış aylarında tüketilmesi gereken çok değerli bir besin  olduğuna dikkat çekerek, &#8221;Pekmez, büyüme çağındaki çocuklar, işçiler,  sporcular, gebe ve emzikli anneler için, eşsiz bir gıda maddesidir&#8221;  dedi. Prof. Dr. Hasan Yetim, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, geleneksel Türk tatlılarından olan pekmezin, en çok  üzümden üretildiğini, bunun yanı sıra Anadolu&#8217;nun bir çok yöresinde  dut, incir, erik, şekerpancarı, karpuz, keçiboynuzu (harnup) ve hurma  gibi şeker içeriği yüksek meyvelerden de pekmez yapılabildiğini ifade  etti. <span id="more-9028"></span></span></p>
<p>Pekmezin, çok değerli bir besin maddesi olmasına  karşın istenen düzeyde tüketilmediğinden yakınan Prof. Dr. Yetim,  şunları söyledi:</p>
<p>&#8221;DİE&#8217;nin yapmış olduğu bir anketin  sonucuna göre, toplu yerleşim bölgelerinde yaşayan insanların yüzde  60&#8242;nın hiç pekmez tüketmediği ortaya çıkmıştır. Halbuki pekmez, içerdiği  besin maddeleri bakımından çok önemli bir besin kaynağıdır. İnsan  sağlığına birçok yararı olan<br />
pekmez, özellikle soğuk havalarda  çok iyi bir enerji kaynağıdır. Pekmezde bulunan glikoz ve früktoz, birer  monosakkarit olduğundan, sindirim sisteminde hemen emilmekte ve hemen  metabolize edilerek enerjiye dönüşmektedir. Bundan dolayı, acil enerji  ihtiyacı olanlar için gerekli ve doğal bir gıda maddesidir.&#8221;</p>
<p>-PEKMEZİN BEBEKLER İÇİN ÖNEMİ-</p>
<p>Prof. Dr. Hasan  Yetim, bebeklerin beslenmelerindeki en önemli gıda maddelerinden iki  tanesinin protein ve karbonhidrat olduğuna dikkat çekerek &#8221;Bebek ve  çocukların yedikleri karbonhidrattan yararlanmaları<br />
için,  bunların sindirim sistemindeki enzimler tarafından<br />
monosakkaritlere kadar parçalanmaları gerekmektedir. Pekmez, içermiş  olduğu şekerin tamamı monosakkarit olduğundan, bebek ve çocukların  beslenmesinde çok önemli bir besin kaynağıdır. Bebeklik dönemi beyin<br />
gelişmesinin en önemli dönemi olup, bu dönemde beynin enerji  ihtiyacı çok fazladır. Beyin, enerji kaynağı olarak glikozdan başka  şeker kullanmadığı için de bebeğe yeterli glikoz verilmediği zaman  beynin gelişmesinde duraklama ve yetersizlik olacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Yetim, 2 kaşık pekmezin, 2 mg demir, 80 mg kalsiyum ve 58 kilo  kalori enerji içerdiğini de belirterek &#8221;Pekmez, büyüme çağındaki  çocuklar, işçiler, sporcular, gebe ve emzikli anneler için eşsiz bir  gıda maddesidir. Sağlık açısından pek çok yararı olan pekmez, özellikle  soğuk havalarda tüketilmelidir. 200 gram pekmez, kalori açısından 1150  gram süte, 300 gram ekmeğe veya 350 gram ete eşdeğerdir. Üzüm ve  pekmezde bulunan demir, insan vücudunun kolaylıkla kullanabildiği (artı  2) değerlikli demirdir&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/pekmezin-kiymetini-bilmiyoruz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğün atlamak vücuda zararlı</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/ogun-atlamak-vucuda-zararli</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/ogun-atlamak-vucuda-zararli#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[pırasa; antosianinlerden çilek]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[soğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9025</guid>
		<description><![CDATA[
Uzmanlar, insan vücudunun her gün binlerce  olumsuz dış etkiye karşı kendini korumak için mücadele ettiğini  belirterek, işlenmiş gıdalar, hava kirliliği, stres gibi nedenlerle  bünyeye giren ve tıp dilinde serbest bileşenler olarak ifade edilen bu  maddelere karşı antioksidanlar yoluyla dirençli olmanın en pratik  yolunun dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini belirtti.Ege Üniversitesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9026" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/193-150x150.jpg" alt="193 150x150 Öğün atlamak vücuda zararlı" width="150" height="150" title="Öğün atlamak vücuda zararlı" /></p>
<p><span>Uzmanlar, insan vücudunun her gün binlerce  olumsuz dış etkiye karşı kendini korumak için mücadele ettiğini  belirterek, işlenmiş gıdalar, hava kirliliği, stres gibi nedenlerle  bünyeye giren ve tıp dilinde serbest bileşenler olarak ifade edilen bu  maddelere karşı antioksidanlar yoluyla dirençli olmanın en pratik  yolunun dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini belirtti.Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan  Yardımcısı Prof. Dr. Semih Ötleş, yeterli antioksidan alımı için düzenli  ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ötleş, &#8220;İyi  ya da kötü gıda diye bir şey yok, ancak günlük beslenme düzenimizle  vücudun ihtiyacı olan A -D -E -K -B -B1 -B6 -B12 gibi vitaminler ile  demir, kalsiyum, çinko, protein ve karbonhidratları almamız  gerekmektedir. Antioksidan maddeler meyve, sebze ve baharat gibi  gıdaların tüketilmesiyle vücuda alınmaktadır. Özellikle <span id="more-9025"></span>likopenlerden  domates, karpuz, greyfurt; alium grubundan sarımsak, soğan, pırasa;  antosianinlerden çilek, ahududu; glikoizolatlardan lahana, karnabahar,  brokoli, çok bilinen hamlifler ile flavonoitlerden portakal, greyfurt  vücudun savunma mekanizması için düzenli olarak alınması gerekli  besinlerden birkaçı&#8221; dedi.</span></p>
<p>Her antioksidanın vücuda etki  alanının ayrı ayrı olduğunu ve birinin diğerinin yerine geçemeyeceğini  belirten Prof. Dr. Ötleş, her gıdadan alacağımız antioksidanların farklı  etki mekanizmaları oluşturduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ötleş, &#8220;C  vitamini suda eriyen antioksidan özelliği gösterirken, E vitamini yağda  erime özelliği göstermektedir ve kanser riskini önlemektedir. Bol  miktarda sebze meyve ve C vitamini alan kişilerde yemek borusu pankreas  ve akciğer kanseri riskleri daha düşüktür. Yaşam tarzımızın düzenli  beslenmeye engel olmasından dolayı gerekli antioksidanları dışardan  takviye edebiliriz. Günlük eksikliği tamamlayıcı mı, koruyucu mu, tedavi  edici mi buna karar verilerek alınması daha uygun olacaktır&#8221; diye  konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/ogun-atlamak-vucuda-zararli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nar Yemesi Zahmetli Ama Faydası ?</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/nar-yemesi-zahmetli-ama-faydasi</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/nar-yemesi-zahmetli-ama-faydasi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kolesterol ve kan şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9013</guid>
		<description><![CDATA[
Narın faydaları saymakla bitmiyor. İster tek tek tanelerini yiyerek tüketin, ister suyunu sıkarak için nar, pek çok derdin devası. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor. Narın bilinen bazı faydaları: 
* Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler
* Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
* Enfeksiyona karşı vücut direncini korur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9014" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/151-150x150.gif" alt="151 150x150 Nar Yemesi Zahmetli Ama Faydası ?" width="150" height="150" title="Nar Yemesi Zahmetli Ama Faydası ?" /></p>
<p>Narın faydaları saymakla bitmiyor. İster tek tek tanelerini yiyerek tüketin, ister suyunu sıkarak için nar, pek çok derdin devası. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor. Narın bilinen bazı faydaları: <span id="more-9013"></span></p>
<p>* Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler<br />
* Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur<br />
* Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır<br />
* Enerji verir, yorgunluğu giderir<br />
* İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar<br />
* Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur<br />
* Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller<br />
* Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar<br />
* İshali (diare) önler tedavide destek sağlar<br />
* Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar<br />
* Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/nar-yemesi-zahmetli-ama-faydasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Midye bilimsel olarak araştırıldı</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/midye-bilimsel-olarak-arastirildi</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/midye-bilimsel-olarak-arastirildi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sinir]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9009</guid>
		<description><![CDATA[
İçinde barındırdığı kimyasal maddeler nedeniyle kamuoyunda sağlıksız olarak bilinen midye, İzmir&#8217;de midye üretimi yapan bir firmanın talebi üzerine bilimsel olarak araştırıldı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğündeki incelemede, midye içindeki kurşun, arsenik ve civa oranı, tehlike sınırı olan 1 mg&#8217;nin oldukça altında çıktı.Çiğ midyede kurşun oranı O.004/mg-kg, arsenik oranı 0.075 mg-kg, civa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9010" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/13-150x150.gif" alt="13 150x150 Midye bilimsel olarak araştırıldı" width="150" height="150" title="Midye bilimsel olarak araştırıldı" /></p>
<p>İçinde barındırdığı kimyasal maddeler nedeniyle kamuoyunda sağlıksız olarak bilinen midye, İzmir&#8217;de midye üretimi yapan bir firmanın talebi üzerine bilimsel olarak araştırıldı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğündeki incelemede, midye içindeki kurşun, arsenik ve civa oranı, tehlike sınırı olan 1 mg&#8217;nin oldukça altında çıktı.Çiğ midyede kurşun oranı O.004/mg-kg, arsenik oranı 0.075 mg-kg, civa oranı ise 0.075/ mg-kg olarak tespit edildi. EMİDO Midye Dolma Üretim Tesisleri Sahibi İbrahim Ak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 18 yıldan bu yana midye toplayıp satarak geçimini sağladığını, Türkiye&#8217;deki iki midye üretim tesisinden birine sahip olduklarını bildirdi. <span id="more-9009"></span>Gemlik&#8217;ten aldıkları midyeleri tesislerinde hijyenik ortamda pişirerek paketleyip büyük alışveriş merkezlerinde satışa sunduklarını belirten Ak, kamuoyunda midyenin sağlıksız olduğu yönündeki söylentiler üzerine bu ürünün kapsamlı şekilde araştırılması talebinin kendilerinden geldiğini söyledi.</p>
<p>KİMYASAL DEĞERLER DÜŞÜK ÇIKTI</p>
<p>Ak, 16 Ağustosta çiğ ve pişmiş midye örneklerini Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğüne götürerek inceleme talep ettiklerini ifade etti ve şöyle konuştu: &#8221;Laboratuvar sonuçları, midyenin sağlıksız olduğu yönündeki söylentileri asılsız çıkarıyor. Yapılan muayene ve analiz raporunda çiğ midyedeki kimyasal maddeler tehlike sınırının oldukça altında. Midyedeki kurşun oranı 0.004/mg-kg, arsenik oranı 0.075/mg-kg, civa oranıysa 0.001/mg-kg çıktı. Oysaki tehlike sınırı 1 mg. Yani değerler tehlike sınırının oldukça altında. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla midye yiyebilir. En azından kendi ürettiğimiz midyelerde bu garantiyi veriyoruz. Pişmiş midyedeyse herhangi bir bakteri çıkmadı. Biz her ay midyelerimizi laboratuvarlarda kontrol ettireceğiz.&#8221;</p>
<p>&#8221;SAĞLIĞA ZARARLI DEMEK YANLIŞ&#8221;</p>
<p>Su ürünleri mühendisi Yeliz Yıldız, midyenin hayvansal protein kaynağı olduğunu belirterek, kimyasal madde içerdiğini düşündüğü bu ürüne karşı tereddütlü yaklaştığını dile getirdi. Yeliz, &#8221;Vücuttan atımı çok zor olan ve sarılığa neden olan civa değerleri, midyede tehlike sınırının oldukça altında çıktı. Mikrobiyolojik olarak bakteri ya da mikroba rastlanmadı. Kimsayal değerler de tehlike sınırının oldukça altında. Midyenin sağlığa zararlı olduğunu söylemek doğru olmaz&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/midye-bilimsel-olarak-arastirildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyveleri soymadan yiyin</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/meyveleri-soymadan-yiyin</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/meyveleri-soymadan-yiyin#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 15:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[saoymak]]></category>
		<category><![CDATA[tesir]]></category>
		<category><![CDATA[yarar]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9006</guid>
		<description><![CDATA[
Mandalina kabuğu ile çilek ve yabanmersini gibi  meyvelerin dış yüzeyinde bulunan bir maddenin kanserle savaşmada etkili  olduğu belirlendi.İngiltere&#8217;deki Leicester Eczacılık  Fakültesi&#8217;nin araştırmasında, bu meyvelerin kabuklarında veya dış  yüzeylerinde bulunan salvestrol Q40 adlı bir bileşiğin kanser  hücrelerinde bulunan bir enzime saldırarak tümörleri yok ettiği tespit  edildi. Ancak, meyvelerin soyularak yenmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9007" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/144-150x150.jpg" alt="144 150x150 Meyveleri soymadan yiyin" width="150" height="150" title="Meyveleri soymadan yiyin" /></p>
<p><span>Mandalina kabuğu ile çilek ve yabanmersini gibi  meyvelerin dış yüzeyinde bulunan bir maddenin kanserle savaşmada etkili  olduğu belirlendi.İngiltere&#8217;deki Leicester Eczacılık  Fakültesi&#8217;nin araştırmasında, bu meyvelerin kabuklarında veya dış  yüzeylerinde bulunan salvestrol Q40 adlı bir bileşiğin kanser  hücrelerinde bulunan bir enzime saldırarak tümörleri yok ettiği tespit  edildi. Ancak, meyvelerin soyularak yenmesi veya meyve suyu  olarak tüketilmesi halinde salvestrollerin kaybolduğu belirtildi.  <span id="more-9006"></span><br />
Araştırmacılar,  elde edilen bulgular sayesinde akciğer, meme, yumurtalık ve prostat  gibi kanser türlerine karşı yeni tedavi yöntemlerinin  geliştirilebileceğini söyledi. Araştırma ekibinden Dr. Hoon Tan,  insanların artık meyveleri soyarak yemeyi tercih etmelerinin kanser  vakalarının artmasında etkili olabileceğini kaydetti.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/meyveleri-soymadan-yiyin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyve Suyu Şişmanlatır mı?</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/meyve-suyu-sismanlatir-mi</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/meyve-suyu-sismanlatir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı diyet]]></category>
		<category><![CDATA[şişman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9003</guid>
		<description><![CDATA[
Meyve Suyu Endüstrisi Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi, meyve suyu ile ilgili bazı bilgiler verdi.Şişmanlatıyor mu?Meyve suyu yüzde 100, meyve nektarı yüzde 25-99 ve meyveli içecek yüzde 10-49 meyveden oluşur. Hiç kimse meyvenin şişmanlattığını düşünmez. Çünkü kalori düzeyi düşüktür. 100 gram meyvenin sağladığı enerji 44-52 kcal arasındadır. Meyve şişmanlık nedeni değilse, meyve suyu da değildir.Koruyucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9004" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/121-150x110.gif" alt="121 150x110 Meyve Suyu Şişmanlatır mı?" width="150" height="110" title="Meyve Suyu Şişmanlatır mı?" /></p>
<p>Meyve Suyu Endüstrisi Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi, meyve suyu ile ilgili bazı bilgiler verdi.Şişmanlatıyor mu?Meyve suyu yüzde 100, meyve nektarı yüzde 25-99 ve meyveli içecek yüzde 10-49 meyveden oluşur. Hiç kimse meyvenin şişmanlattığını düşünmez. Çünkü kalori düzeyi düşüktür. 100 gram meyvenin sağladığı enerji 44-52 kcal arasındadır. Meyve şişmanlık nedeni değilse, meyve suyu da değildir.Koruyucu katkı var mı?<br />
Türkiye&#8217;de, 80&#8242;li yıllardan bu yana meyve suyu ve türevlerine koruyucu madde katılmasına izin verilmiyor. Uygulanan koruma teknolojisi koruyucu kullanılmasını gerektirmiyor. Ambalaj açılmadıkça <span id="more-9003"></span>koruma etkisi sürer. Koruyucu içerseydi, ambalaj açıldıktan sonra da meyve suyu bozulmazdı.</p>
<p>Dişleri çürütür mü?<br />
Diş çürüklüğüne yol açan ana etkenin flor yetersizliği olduğu öteden beri biliniyor. Ancak bunun ağız ve diş temizliği ile desteklenmesi gerekiyor. Son yıllardaki araştırmalara göre; eğer yeterli flor alınıyorsa ve ağız temizliğine özen gösteriliyorsa gıdanın diş çürüklüğüne katkısı oldukça kısıtlıdır.</p>
<p>Yıkama-ayıklama<br />
Meyve suyu teknolojisinde ilk 2 işlem basamağı, yıkama ve ayıklamadır. Bu işlemlerin amacı; çürük vb. kusurlu meyvelerin ayıklanması ve yabancı maddelerin uzaklaştırılmasıdır. Ayıklama bandında çalışan kişinin uyması gereken; &#8220;Yiyemeyeceğini ayıkla!&#8221; kuralıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/meyve-suyu-sismanlatir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maydanoz Deyip Geçmeyin</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/maydanoz-deyip-gecmeyin</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/maydanoz-deyip-gecmeyin#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 13:30:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kansızlığa]]></category>
		<category><![CDATA[kükürt]]></category>
		<category><![CDATA[magnezyum ve klor]]></category>
		<category><![CDATA[potasyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=9000</guid>
		<description><![CDATA[
Maydanozun yaprakları A, C, K vitaminleri, demir,  potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klor yönünden zengindir.   Bir  tutam maydanozun günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.    Maydanoz, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlarken, kanı temizler, kansızlığa,  böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-9001" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/112-150x150.gif" alt="112 150x150 Maydanoz Deyip Geçmeyin" width="150" height="150" title="Maydanoz Deyip Geçmeyin" /></p>
<p>Maydanozun yaprakları A, C, K vitaminleri, demir,  potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klor yönünden zengindir.   Bir  tutam maydanozun günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.    Maydanoz, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlarken, kanı temizler, kansızlığa,  böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/maydanoz-deyip-gecmeyin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mantar vitamin deposu</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/mantar-vitamin-deposu</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/mantar-vitamin-deposu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 13:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Korkuteli]]></category>
		<category><![CDATA[mantarın]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=8996</guid>
		<description><![CDATA[
Antalya Korkuteli Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç.Dr. Orhan Özçatalbaş, mantarın, insan sağlığını koruyucu B kompleks vitaminleri ve C vitamini yönünden zengin bir besin maddesi olduğunu söyledi.Konuyla ilgili bir açıklama yapan Doç.Dr. Orhan Özçatalbaş, yüksek oranda folik asit ihtiva eden mantarın, anemi olgularının iyileştirilmesinde de kullanıldığını belirtti. Mantar proteininin hazm olabilme değerinin, yüzde 72- 83 arasında olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-8997" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/102-150x150.gif" alt="102 150x150 Mantar vitamin deposu" width="150" height="150" title="Mantar vitamin deposu" /></p>
<p>Antalya Korkuteli Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç.Dr. Orhan Özçatalbaş, mantarın, insan sağlığını koruyucu B kompleks vitaminleri ve C vitamini yönünden zengin bir besin maddesi olduğunu söyledi.Konuyla ilgili bir açıklama yapan Doç.Dr. Orhan Özçatalbaş, yüksek oranda folik asit ihtiva eden mantarın, anemi olgularının iyileştirilmesinde de kullanıldığını belirtti. Mantar proteininin hazm olabilme değerinin, yüzde 72- 83 arasında olduğunu ve bu proteinin, insanın beslenmesi için gerekli olan hemen hemen bütün aminoasitleri içerdiğini belirten Özçatalbaş, &#8220;Mantar, özellikle bu yönüyle diğer sebze türleri arasında en yüksek besin değerine sahiptir. <span id="more-8996"></span></p>
<p>Mantar, kalsiyum, fosfor, potasyum, demir ve bakır yönünden azımsanmayacak ölçülerde mineral içerir. Düşük karbonhidrat ve yağ oranı nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında, kandaki şeker düzeyini düşürme özelliği nedeniyle de şeker hastalıklarında diyet öğesi olarak önerilmektedir&#8221; diye konuştu. Mantar zehirlenmelerine de dikkat çeken Özçatalbaş, tanınmayan mantarların yenmemesi, özellikle kültür mantarlarının tüketilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/mantar-vitamin-deposu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makarnayı ne kadar tanıyoruz?</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/makarnayi-ne-kadar-taniyoruz</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/makarnayi-ne-kadar-taniyoruz#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 12:30:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efendisiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[salata]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=8992</guid>
		<description><![CDATA[
Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Mühendislik  Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa  Bayram, halkın makarna pişirmeyi ve makarna çeşitlerini yeterince  bilmemesinden, Türkiye&#8217;de üretilen makarnanın iç piyasada yeterince  tüketilemediğini söyledi.Bayram, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, aperatif, garnitür, salata, fast-food ve diğer birçok formda  değerlendirilebilen makarnanın, dengeli beslenmeyi hedefleyen tüketici  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-8993" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/98-150x150.jpg" alt="98 150x150 Makarnayı ne kadar tanıyoruz?" width="150" height="150" title="Makarnayı ne kadar tanıyoruz?" /></p>
<p><span>Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Mühendislik  Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa  Bayram, halkın makarna pişirmeyi ve makarna çeşitlerini yeterince  bilmemesinden, Türkiye&#8217;de üretilen makarnanın iç piyasada yeterince  tüketilemediğini söyledi.Bayram, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, aperatif, garnitür, salata, fast-food ve diğer birçok formda  değerlendirilebilen makarnanın, dengeli beslenmeyi hedefleyen tüketici  grupları için vazgeçilmez gıda maddelerinden olduğunu belirtti. Makarna  üretiminde kullanılan durum buğdayının diğer buğday türlerine göre  protein olarak daha zengin, karbonhidrat seviyesinin ise daha düşük  olduğunu ifade eden Bayram, şöyle konuştu: &#8221;Mineraller ve  vitaminler bazında da zengin olan makarnanın sahip olduğu besinsel  lifleri sayesinde, bağırsak kanseri de engellenmektedir. Makarnadaki  besinsel lif miktarı, undan 1.6, ıspanaktan 1.65, domatesten 3.6 ve  turptan 2.2 kat daha fazladır. Çok düşük seviyede yağ içerdiği için  zannedildiği gibi kiloya neden olmayan makarna, diyetlerde bile  kullanılabilir. Makarna, glisemik indeksi düşük olduğu için vücutta  yüksek oranda yağ ve şeker depolanmasını önler. Makarna aynı zamanda  sindirimi kolay bir üründür.&#8221; <span id="more-8992"></span>Bayram, makarnanın içerdiği  kompleks karbonhidratlardan dolayı pişirilmesi sırasında ağırlığının 2-3  katı kadar suyu bünyesinde tuttuğunu ve artan hacimden dolayı midede  doygunluk hissi verdiğini ifade etti. Bir porsiyon makarna yenildiği  zaman vücuda su alınmış olduğunu ve makarnada bulunan besinsel liflerin  bağırsakta hacim oluşturmasıyla birlikte vitamin ve minerallerin  emilmesini kolaylaştırdığını belirten Bayram, şöyle devam etti: &#8221;Bugün  İtalya&#8217;da makarna pişirmek için yaklaşık 10 bin çeşit reçete vardır.  Diğer ülkelerin kullandıkları diğer reçeteler de dahil edildiğinde, bu  sayı çok büyük değerlere çıkmaktadır. Her toplum makarnayı kendi zevkine  uygun olarak pişirmektedir. Ülkemizde ise halkımızın makarna pişirmeyi  ve makarna çeşitlerini yeterince bilmemesi nedeniyle, üretilen makarna  iç piyasada yeterince tüketilmiyor.&#8221;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/makarnayi-ne-kadar-taniyoruz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
