<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyet · Zayıflama · Zayıflama Ürünleri · Sağlıklı Beslenme · Kilo Verme · Diyet Çeşitleri · Diyetler · Diyetisyen · Güzellik ve Bakım &#187; Gebelik ve Doğum</title>
	<atom:link href="http://www.idealdiyet.com/category/gebelik-ve-dogum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.idealdiyet.com</link>
	<description>Diyet</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 09:15:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Adetliyken doğum kontrol hapı kullanma</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/adetliyken-dogum-kontrol-hapi-kullanma</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/adetliyken-dogum-kontrol-hapi-kullanma#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Oct 2011 06:26:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[adetli doğum kontrol hapı kullanmanın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Adetliyken doğum kontrol hapı kullanılırmı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol hapı zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=32307</guid>
		<description><![CDATA[Evli bayanların genelde çocuk doğurmaya hazır olmadıkları dönemlerde kullandığı haplara, doğum kontrol hapı denir. Aslında bunun zararlarıda vardır lakin çocuk yapmamak için kullanılmaktadır. Şimdi bu yazımızda adetliyken doğum kontrol hapı kullanmanın zararları üzerinde duracağız. Doğum kontrol hapları, normalde kadın vücudunda bulunan dişilik hormonlarını içeren ve kullanıldığı sürece gebeliği önleyen, etkili, kullanımı kolay ilaçlardır. Doğru kullanıldıklarında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/do%C4%9Fum-kontrol-hap%C4%B1.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-32308" title="doğum kontrol hapı" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/do%C4%9Fum-kontrol-hap%C4%B1-150x150.jpg" alt="do%C4%9Fum kontrol hap%C4%B1 150x150 Adetliyken doğum kontrol hapı kullanma" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Evli bayanların genelde çocuk doğurmaya hazır olmadıkları dönemlerde kullandığı haplara, doğum kontrol hapı denir. Aslında bunun zararlarıda vardır lakin çocuk yapmamak için kullanılmaktadır. Şimdi bu yazımızda adetliyken doğum kontrol hapı kullanmanın zararları üzerinde duracağız.</p>
<p>Doğum kontrol hapları, normalde kadın vücudunda bulunan dişilik hormonlarını içeren ve kullanıldığı sürece gebeliği önleyen, etkili, kullanımı kolay ilaçlardır. Doğru kullanıldıklarında, doğum kontrol haplarının etkinliği yüzde 99.9’dur. Bu da, hamile kalma olasılığının hemen hemen hiç olmaması demektir.</p>
<p><span id="more-32307"></span></p>
<p>Hayır. Bu ilaçlar nispeten yüksek doz hormon içerdiklerinden düzenli kullanımları sakıncalıdır (östrojen içeren markanın dört tableti alındığında toplam doz düşük doz doğum kontrol haplarının 8-10 tanesine tekabül eder, yani 24 saatte toplam 10 adet doğum kontrol hapı yutulmuş olur!). Sadece elde olmayan nedenlerle gebelikten korunulamayan durumlarda (prezervatif yırtılması, doğum kontrol hapının unutulması gibi) kullanımları uygundur.</p>
<p>Bu haplar adet söktürücü özellik göstermezler, hap içildikten sonra kanama olmaması hapın etkili olmadığını göstermez.</p>
<p>Adet gecikmesine neden olmaları pek olağan değildir.</p>
<p>Kadın adet döngüsünün her döneminde gebe kalabilir. Bu nedenle kadının adet kanaması yaklaşmış bile olsa ve hatta adet kanamasının olduğu günlerde dahi kullanılmalıdır.</p>
<p>Başlamış bir gebeliği “düşürücü” etkileri, kanamayı “söktürücü” etkileri kesinlikle yoktur.</p>
<p>Mutlaka doktor önerisine göre kullanılmalıdırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/adetliyken-dogum-kontrol-hapi-kullanma/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcaklarda hamilelik nasıl olur</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/sicaklarda-hamilelik-nasil-olur</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/sicaklarda-hamilelik-nasil-olur#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 19:22:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[yaz hamileleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaz hamileliği]]></category>
		<category><![CDATA[yazın gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[yazın hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=32053</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğiniz üzere ülkemizin bir çok yerinde yaz mevsimi aşırı sıcak geçtiğini söyleyebilirim Sevgil Anne Adayları. Peki aşırı sıcaklarda hamileler nelere dikkat etmeli; buyrun bu yazıumız sayesinde bilgilere ulaşalım. Hamilelik haftaları ilerledikçe kilo, vücut ısısı ve ödem artıyor, akciğer kapasitesi azalıyor. Bu nedenle anne adayları için sıcaktan korunmak daha da önemli oluyor. Dr. Bahar Çağlar’ın hamilelere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/hamile6.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-32054" title="hamile" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/hamile6-150x150.jpg" alt="hamile6 150x150 Sıcaklarda hamilelik nasıl olur" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Bildiğiniz üzere ülkemizin bir çok yerinde yaz mevsimi aşırı sıcak geçtiğini söyleyebilirim Sevgil Anne Adayları. Peki aşırı sıcaklarda hamileler nelere dikkat etmeli; buyrun bu yazıumız sayesinde bilgilere ulaşalım.</p>
<p>Hamilelik haftaları ilerledikçe kilo, vücut ısısı ve ödem artıyor, akciğer kapasitesi azalıyor. Bu nedenle anne adayları için sıcaktan korunmak daha da önemli oluyor. Dr. Bahar Çağlar’ın hamilelere önerileri nelermiş, buyrun haberdar olalım.</p>
<p>Medipol Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Bahar Çağlar, yaz aylarında sıcaklıklar arttıkça özellikle hamilelerin ısıdan daha çok etkilendiğini söylüyor. Gebelik haftaları ilerledikçe kilo, vücut ısısının ve ödemin arttığını belirten Op. Dr. Bahar Çağlar, “Akciğer kapasitesi azalıyor ve gebeler için sıcaktan korunmak daha da önemli oluyor” şeklinde hamileleri uyarıyor.</p>
<p><span id="more-32053"></span></p>
<p>Anne adaylarına yazın dışarı çıkarken ince, açık renk giysileri tercih etmelerini öneren Op. Dr. Bahar Çağlar, hamilelere şu önerilerde bulunuyor:</p>
<p>“Mümkünse öğlen vakitleri sabah (11.00’den sonra ve akşam üstü 16.00’dan önce) güneşten korunun. Yüksek faktörlü, kendi cilt tipinize uygun koruyucu kremler ve şapkalardan destek alın. Vücudun sıvı ihtiyacı artacağından günde en az 10 bardak (2-2.5 lt) su tüketin. Çok sıcak günlerde veya egzersiz yaparken bu ihtiyaç 15 bardağa (3 lt) kadar çıkar. Böylece gebeliğin ilk aylarında sık karşılaşılan hipotansiyon önlenmiş olur.”</p>
<p>Az yağlı ve tuzlu yiyecekler<br />
“Beslenmede bol sıvının yanında az yağlı ve az tuzlu yiyecekler yemelisiniz. Yazın rahatlıkla bulabileceğimiz taze sebze meyve en ideal besinlerdir. Protein desteği için et, süt, yoğurt unutulmamalıdır. Sık sık ve az az yemek gebelikte mide şikayetlerini azaltır.”</p>
<p>İdeal spor yüzme<br />
“Anne adayları için en ideal spor yüzme ancak imkanı olmayanlar için günün erken saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüş de yeterlidir. Sıcakta terlemeyle beraber nemli kalan bölgelerde enfeksiyonlarda artış olabilir. Sık olarak ılık duş almak, iyi kurulanmak gerekir. Şikayet (idrar yanması, vajinal akıntı) oluştuğunda erken doktora başvurmak önemlidir.”</p>
<p>Yolculukta dikkat etmeniz gerekenler<br />
“Doğuma yakın haftalarda uzun yolculuklar tavsiye edilmez. Yapılan araba seyahatlerinde mümkünse arka koltukta uzun oturuş pozisyonunda, bacakları yerden kaldırarak yolculuk edilmesi uygundur. Mümkün olmuyorsa seyahat esnasında 2 saatte bir mola vererek ve kısa yürüyüş yaparak bacaklarda oluşabilecek ödem azaltılabilir. Yolculuk esnasında bacak germe egzersizleri yapılabilir.”</p>
<p>Cilt lekelerine dikkat!<br />
“Temizliğinden emin olduğunuz havuz ve denize, güneşin dik gelmediği saatlerde rahatlıkla girebilirsiniz. Yüzmek ve duş almak gebeliğin son aylarında oluşan gece uykusuzluğuna da iyi gelecektir. Ayrıca hamileler cilt lekelenmelerine yatkındırlar, hamilelikle oluşan ‘kloazma’ adı verilen gebelik maskesi kozmetik bir sorun yaratabilir. Güneş de bu lekeleri artırır. O nedenle uzun süren korunmasız güneş banyoları ve solaryum önerilmez.”</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/sicaklarda-hamilelik-nasil-olur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Astıma Dikkat</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/hamilelikte-astima-dikkat</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/hamilelikte-astima-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 18:51:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[astıma dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik ve astım]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte astıma dikkat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=31767</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelerin üçte birinde astım sorununun ortaya çıktığını belirten uzmanlar, hamilelik döneminde astım ve alerjik sorunlarla karşılaşılmaması için dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Kayseri Nuh Naci Yazgan Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Demirel, astım ve alerjik problemi olan kadınların hamilelik öncesinde gerekli testlerin yapılmasının uygun olacağını söyledi. Hastalığın duyarsızlaştırma yapılarak hamilelik sırasında oluşabilecek krize karşı önlem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-31768" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/astim-solunum-150x150.jpg" alt="astim solunum 150x150 Hamilelikte Astıma Dikkat" width="150" height="150" title="Hamilelikte Astıma Dikkat" /></p>
<p>Hamilelerin üçte birinde astım sorununun ortaya çıktığını belirten uzmanlar, hamilelik döneminde astım ve alerjik sorunlarla karşılaşılmaması için dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Kayseri Nuh Naci Yazgan Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Demirel, astım ve alerjik problemi olan kadınların hamilelik öncesinde gerekli testlerin yapılmasının uygun olacağını söyledi.</p>
<p>Hastalığın duyarsızlaştırma yapılarak hamilelik sırasında oluşabilecek krize karşı önlem alınabileceğini altını çizen Dr. Demirel, bu işlemin hamilelik sırasında da yapılacağını kaydetti. Ancak astım ve alerjik e karşı bir önlem veya test yapılmazsa bebeğin zarar görebileceğini ifade eden Dr. Demirel, “Yapılan bir araştırmaya göre hamilelerin üçte birinde astım sorunu ortaya çıkıyor. Hamilelik döneminde özellikle güvenirliliğini kanıtlamamış ilaçların kullanılmaması gerekir. Annelerin gebelik döneminde yoğun sigara içmesi düşük riskini arttırabilir. Solunumu olumsuz etkilediği için evde sigara içilmemelidir.<span id="more-31767"></span> Astım nefes darlığı konusunda da anne adaylarının önceden test yaptırması gerekir” şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/hamilelikte-astima-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sağlığı nedir nasıl olur</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/anne-sagligi-nedir-nasil-olur</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/anne-sagligi-nedir-nasil-olur#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2011 19:08:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum yaparken ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede kadın ölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede kadın sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=31672</guid>
		<description><![CDATA[Yeryüzünde her gün, bir çok kadın doğuma bağlı nedenlerden ötürü hayatını kaybediyor ne yazıkki… Özelliklede çoğul gebeliklerde, anne ve bebek ölümleri riskini daha da çok yükseliyor. Anne sağlığı Birleşik Milletler Nüfus Fonu, Aile Planlaması Hayat Kurtarır, sloganı ile “Doğum aralıkları en az 2 yıl olmalı” diye yola cıktılar. BM’de yapılan bir araştırmaya göre, aile planlaması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Anne-sağlığı.jpeg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-31673" title="Anne sağlığı" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Anne-sağlığı-150x150.jpg" alt="Anne sağlığı 150x150 Anne sağlığı nedir nasıl olur" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Yeryüzünde her gün, bir çok kadın doğuma bağlı nedenlerden ötürü hayatını kaybediyor ne yazıkki… Özelliklede çoğul gebeliklerde, anne ve bebek ölümleri riskini daha da çok yükseliyor.</p>
<p><strong>Anne sağlığı</strong></p>
<p>Birleşik Milletler Nüfus Fonu, Aile Planlaması Hayat Kurtarır, sloganı ile “Doğum aralıkları en az 2 yıl olmalı” diye yola cıktılar.<br />
BM’de yapılan bir araştırmaya göre, aile planlaması tüm dünyanın sorunu. Yapılan araştırmada, dünyada iki yüz milyon kadın, aile planlamasının anlamını bilmedikleri ve buna bağlı olarak, her sene yirmi üç milyon istenmeyen gebelik yaşanıyor. Yirmi iki milyon kürtaj, yüz elli bine yakın gebeliğe bağlı anne ölümü, 1,4 milyon bebek ölümü gerçekleşiyor.<br />
En fazla bebek ve anne ölümleri, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülüyor<br />
Yapılan araştırmada Türkiye’nin durumu pek iyi değil.</p>
<p>Türkiye’de her gün bir kadın doğuma bağlı nedenlerden hayatını kaybediyor.</p>
<p><span id="more-31672"></span></p>
<p>Doğum sırasında annenin hayatını kaybetmesi durumunda bebeğin ölüm riski de 8 kat artıyor.</p>
<p>BM Nüfus Fonunun vizyonunun, aile planlamasını tüm dünyaya yayıp, çocuk sahibi olma seçimi ve sayısını, anne-babanın birlikte vermesini sağlamak. Ve aile planlamasının yılda 175 bin kadının hayatını kurtaracağı öngörülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/anne-sagligi-nedir-nasil-olur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik lekelerine çözüm yolları</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/hamilelik-lekelerine-cozum-yollari</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/hamilelik-lekelerine-cozum-yollari#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 May 2011 09:20:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik lekeleri nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik lekesi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik lekeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik lekesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=31356</guid>
		<description><![CDATA[Hamilik sonrası en büyük sıkıntılardan biridir, hamilelik lekeleri… İşte size bu sıkıntıya derman olacak çözümleri bu yazımızda bulabileceksiniz. Hamilelik lekelerine çözüm yolları Hamilelik döneminde yüzde ya da dekolte bölgesinde oluşan ve ‘hamilelik maskesi’ olarak bilinen lekeler, Bu lekelerden kurtulmanın yolu soya sütünde. Hamile kalmak ve çocuk sahibi olmak birçok kadının hayallerini süsler. Ancak hamilelik döneminin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Hamilelik-lekeleri.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-31357" title="Hamilelik lekeleri" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Hamilelik-lekeleri.jpeg" alt=" Hamilelik lekelerine çözüm yolları" width="153" height="113" /></a></p>
<p>Hamilik sonrası en büyük sıkıntılardan biridir, hamilelik lekeleri… İşte size bu sıkıntıya derman olacak çözümleri bu yazımızda bulabileceksiniz.</p>
<p><strong>Hamilelik lekelerine çözüm yolları</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde yüzde ya da dekolte bölgesinde oluşan ve ‘hamilelik maskesi’ olarak bilinen lekeler, Bu lekelerden kurtulmanın yolu soya sütünde.</p>
<p>Hamile kalmak ve çocuk sahibi olmak birçok kadının hayallerini süsler. Ancak hamilelik döneminin anne adayı için zor yanlarıda vardır. Bunlar arasında başı tıpta ‘melasma gravidarum’ olarak geçen hamilelik maskesi çeker. Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Estetik Dermatolog Dr. GamzeMenteşoğlu, hamile kadınların yüz ve dekolte bölgelerinde,<br />
açık ve koyu kahverengi ya da gri renkli bu pigmentasyon adacıklarına<br />
sık rastlandığını söylüyor ve ekliyor: “Bu pigmentasyonlara rastlanma<br />
oranı hamilelik döneminde yüzde 30 civarında artmaktadır. Bu durum;<br />
östrojen hormonu tedavisi gören, doğum kontrol hapı kullanan ya da menopoza giren kadınlar için de söz konusu olabilir. Hamilelik maskesine en çok Asya ve Akdeniz kadınlarında yani deri rengi koyu<br />
olanlarda rastlanmaktadır. Lekeler daha çok güneş ışığının dik olarak temas ettiği burunda, elmacık kemiklerinde, alında ve dudak üzerinde meydana gelir.”</p>
<p>MEYAN KÖKÜ İÇEREN KREMLERLE TEDAVİ EDİN</p>
<p>Bu lekeleri gidermek isteyen anne adaylarına ilaç tedavisi yerine doğalmaddelerle hazırlanan kremleri kullanmalarını öneren Dr. GamzeMenteşoğlu, yararlanılabilecek başlıca formülleri şöyle sıralıyor:</p>
<p><span id="more-31356"></span></p>
<p>Kolit asit mantardan elde edilen doğal bir maddedir. Kremlerde yüzde 1-4 konsantrasyonda bulunur. Tedavi için kolit asit içeren bir krem, 1-2 ay boyunca her gün sabah-akşam kullanılabilir.</p>
<p>Meyan kökü ekstreside, leke tedavisin de son derece etkili bir rol oynar. Meyan kökü kaynatılıp ezilerek bir maske haline getirildikten sonra, melamanın şiddetine göre hergün ya da haftada sadece 2 kez uygulanabilir.</p>
<p>Soya sütüde hamilelik maskesiyle mücadele eder. Lekeli bölgelere her sabah ve akşam soya sütü sürebilirsiniz.</p>
<p>B3 vitamini içeren kremler, pigment hücrelerinin deri yüzeyine transferine engel oldukları için kullanılabilir.</p>
<p>C vitaminli kremlerde etkilidir ancak mutlaka orta konsanstrasyonda olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/hamilelik-lekelerine-cozum-yollari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekrarlayan düşükler nasıl tedavi edilir</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/tekrarlayan-dusukler-nasil-tedavi-edilir</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/tekrarlayan-dusukler-nasil-tedavi-edilir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 19:40:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[tekrarlayan düşüklerin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[tekrarlayan düşüklerin tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=31255</guid>
		<description><![CDATA[Birden fazla düşük yaşayan Anneler ve bizi ziyaret eden misafirlerimiz için, bu yazımızda, tekrarlayan düşükler, nedelneri ve tedavi yöntemlerini sizler için bu yazımızda paylaşacağız. Tekrarlayan düşükler nasıl tedavi edilir Kadınların 21’inci gebelik haftasından önce bebeklerini kaybetmesinin düşük olarak tanımlandığını ifade eden uzmanlar, ‘tekrarlayan düşük’ olarak isimlendirilen birden fazla kaybın olduğu durumlarda infertilite (kısıklık) tedavisi gerekebileceğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/düşük.jpeg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-31256" title="düşük" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/düşük-150x150.jpg" alt="düşük 150x150 Tekrarlayan düşükler nasıl tedavi edilir" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Birden fazla düşük yaşayan Anneler ve bizi ziyaret eden misafirlerimiz için, bu yazımızda, tekrarlayan düşükler, nedelneri ve tedavi yöntemlerini sizler için bu yazımızda paylaşacağız.</p>
<p><strong>Tekrarlayan düşükler nasıl tedavi edilir</strong></p>
<p>Kadınların 21’inci gebelik haftasından önce bebeklerini kaybetmesinin düşük olarak tanımlandığını ifade eden uzmanlar, ‘tekrarlayan düşük’ olarak isimlendirilen birden fazla kaybın olduğu durumlarda infertilite (kısıklık) tedavisi gerekebileceğini belirtiyor.</p>
<p>Düşükten sonra hamile kalmak için acele etmeyin…</p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sema Demirsoy, bir kez düşük yapıldıktan sonra ikinci gebelik için anne adayının yaklaşık 6 ay beklemesi gerektiğini belirterek bunun nedenini şöyle açıklıyor:</p>
<p>“Düşük gebelik haftasına bağlı olarak değişmekle birlikte acil bir tablo olarak karşımıza çıkar. Şiddetli kanama ve ağrıyla başlar, bazen kanamayı durdurma şansımız olmayabilir. İçeride bebeğe ve kesesine, zarlarına ait dokular kalır, rahim bunları tamamen temizleyince kadar kanama devam eder. Bazen anneler, kan kaybına bağlı olarak bazı sorunlar yapabilirler.</p>
<p><span id="more-31255"></span></p>
<p>Düşük yapan annenin düşük sonrası mutlaka kan sayımı, kan tablosu, folik asit depolarının ne durumda olduğunu değerlendirmek gerekiyor. Annenin eksiklerin tamamlanıp kadının yeni bir gebeliğe hazır hale gelmesi yaklaşık 6 ay sürer. O nedenle de düşükten sonra yeni bir hamilelik için 6 ay beklenmesinde yarar var”.</p>
<p>Tekrarlanan düşükler de tedavi edilebiliyor</p>
<p>Tekrarlayan düşüklerin toplumda görülme sıklığı yüzde 2-3 arasında değişiyor.</p>
<p>Günümüzde arka arkaya 8-10 düşük yapan ve çocuk sahibi olamayan birçok insan olduğunu belirten Dr. Sema Demirsoy, “Bir kez düşük yapan her anne, ikinci gebeliğinde tedirgin oluyor. Bu yanlıştır, bir kez düşük yapmış olmak tekrar yapmayı gerektirmez. Kadın iki ve üzerinde düşük yapıyorsa araştırma yapmak önemlidir. Günümüzde tekrarlayan düşüklere yönelik tedaviler mevcut” diyor.</p>
<p>Daha çok 35 yaş üzerinde görülüyor</p>
<p>Düşükler daha çok 35 yaş üzeri gebeliklerde kromozom anomalilerine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bebekteki kromozom hastalıkları düşüklerin temel nedenlerinden biri. Bebekte bazı ciddi hastalıklar, erken kayıplara neden oluyor. 35 yaşında bu hastalıklar arttığından, 35 yaş üzeri annelerde düşük daha fazla görülüyor. Düşük 20 yaş altındaki annelerde de ortaya çıkabiliyor. Bu yaş grubunda kadının vücudu henüz hamileliğe hazır değil. Bu nedenle bebeği taşımayabiliyor. araştırmalar gebelik için en uygun yaş aralığını 23-25 olarak gösteriyor.</p>
<p>Düşük neden oluyor?</p>
<p>Düşüğün ortaya çıkmasında hem anneye ve hem bebeğe bağlı nedenler olabiliyor. Anneye bağlı nedenleri anlatan Dr. Sema Demirsoy, bunları şöyle sıralıyor:</p>
<p>- Annenin gebeliği taşımakta yetersiz olması sonucunda düşük oluşabilir. Rahimdeki şekil anomalileri, rahimdeki bölmeler, rahim içini kaplayan miyom, polip gibi oluşumlar da düşüğe neden olabiliyor.</p>
<p>- Rahim ağzı yetmezlikleri görülebiliyor.</p>
<p>- Anneye bağlı progesteron adını verdiğimiz yumurtalıktan salgılanan hormon gebeliğin devamını sağlıyor. Eğer bu hormon ile ilgili bir sorun olursa düşük ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Açıklanamayan düşükler de var</p>
<p>Anneye bağlı nedenlerin dışında anne veya babadaki kromozom hastalıklarının da düşüğe yol açabileceğini ifade eden Dr. Sema Demirsoy, şu bilgileri veriyor:</p>
<p>“Bizim aydınlatmaya çalıştığımız ve büyük bir grup olan oto immün (bağışıklık sistemi) hastalıkları dediğimiz gruptakiler, açıklanamayan gebelik kayıplarının büyük bir kısmını oluşturuyor. Uyguladığımız tedavilerle arka arkaya tekrarlayan kayıpları olan annelerin gebeliklerinin, sağlıklı bir şekilde devamını sağlayabiliyoruz.</p>
<p>İnsanın bağışıklık sistemi bazen kendi vücuduna yabancı olmayan dokuları da yabancı gibi algılayıp savunma hücreleri geliştiriyor. Hücre yapısında bulunan bir protein vardır, hücre zarındadır. Bazı kişiler buna karşı bir antikor üretir, gebelikte özellikle plasentadan bebeğe giden akımın bozulmasına ve bebeğin kaybına neden oluyor. Bu grup hastalara biz aspirin veya heparin gibi kanı sulandırıcı ilaçlar veriyoruz. Günde bir kez yapılan iğnelerle ve düşük doz aspirinle müdahale edebiliyoruz.”</p>
<p>Tekrarlayan gebeliklerin daha önceki tedavi edilebilirlik oranları düşükken bağışıklık sistemini baskılayan kortizonun kullanılmasıyla gebeliğin devamını sağlayabildiklerini anlatan Dr. Sema Demirsoy, “Tüm bunların dışında, uygulanan birçok tedaviye rağmen, yanıt alınamayan bir hasta grubu var yine de. Yapısal anomalilerde bir kısmı cerrahi olarak düzeltilebiliyor, ancak bir kısmında; rahim içindeki boşluk gebeliğin büyümesine izin verecek hale getirilemiyor., Tekrarlayan gebelik kaybının tedavisinde; kromozom hastalığı olan, genetik olarak bazı hastalıkları taşıyanlarda başarılı olunamayabiliyor” diyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/tekrarlayan-dusukler-nasil-tedavi-edilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte karın sarkması neden oluşur</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/gebelikte-karin-sarkmasi-neden-olusur</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/gebelikte-karin-sarkmasi-neden-olusur#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 00:36:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[karın sarkması ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[karın sarkmasına bitkisel çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[karın sarkmasına çözüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=31161</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik dönemi bir anne için çok güzel bir duygudur ancak sebep olduğu bazı olumsuz durumlarda vardır. Doğum sonrası karın sarkması bir çok annenin başına gelen ve rahatsız edici durumlardan birisi olmuştur. Gebelik döneminde karın sarkmasıyla ilgili bilgileri bu yazımızda siz sevgili gebe annelerimiz ile paylaşacağız. Gebelikte karın sarkması neden oluşur Karın sarkması ilerleyen yaşlarda ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Gebelikte-karın-sarkması.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-31162" title="Gebelikte karın sarkması" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Gebelikte-karın-sarkması-150x150.jpg" alt="Gebelikte karın sarkması 150x150 Gebelikte karın sarkması neden oluşur" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Hamilelik dönemi bir anne için çok güzel bir duygudur ancak sebep olduğu bazı olumsuz durumlarda vardır. Doğum sonrası karın sarkması bir çok annenin başına gelen ve rahatsız edici durumlardan birisi olmuştur. Gebelik döneminde karın sarkmasıyla ilgili bilgileri bu yazımızda siz sevgili gebe annelerimiz ile paylaşacağız.</p>
<p><strong>Gebelikte karın sarkması neden oluşur</strong></p>
<p><strong>Karın sarkması ilerleyen yaşlarda ve çoğul hamileliklerde daha fazladır.</strong></p>
<p>Karın kısmı, kafatası ve göğüs boşluğu gibi kemikle değil, kas dokusuyla çevrelendiği için karın boşluğunun esneyebilmesine imkan sağlar. Gebelik esnasında büyüyen rahimle karın içi basıncı yükselir. Normal sınırlarda, karın içi basıncı arttığı zaman karın kasları gevşer ve basıncı azaltmaya çalışır. Karın içi basıncın fazla olduğu durumlarda, karın kası baskı altında kalır ve bu basıncın daha da çok yükselmesini önmelek için genişleyip deforme olur. Kaslar deforme olduğu zaman, cilt esnekliğin yitirir ve çatlaklara meydana gelir. Yaşın ilerlemesi dokuların esnekliğinin azalması yönünden kaçınılmayacak bir durumdur.</p>
<p>Son dönemlerde genç ve doğurganlık zamanında olan kadınlarda obezite sürekli görülen bir durumdur. Anne adaylarının aşırı kiloyla başladıkları gebeliklerine, olması gerekenden daha fazla kilo alıp devam etmeleri doğumdan sonra bu kiloların verilmesini zor bir hale getiriyor. Doğum esnasında bir problem yaşanmamış olsa bile, annenin vücudunda geri dönüşsüz estetik problemler oluşabiliyor.</p>
<p><span id="more-31161"></span></p>
<p><strong>Ameliyat Olmadan Düzgün Bir Karına Sahip Olabilmek İçin</strong></p>
<p>Her anne doğumdan sonra hemen kilolarını verip, bir an önce eski haline gelmek ister. Fakat bu tekrar kazanması baştan önlemlerini almamışsa kolay değildir. Anne adayının gebe kalmadan önce alacağı ve daha sonra dikkat edeceği bazı önlemlerle düz bir karına sahip olabilirler.</p>
<p><strong>Kilo Kontrolünüzü Sağlayın</strong></p>
<p>Öncelikle geb kalmadan önce ideal kilonuzda bulunmaya özen göstermelisiniz. İdeal kilo tespitinde beden kitle indeksinden yararlanmaktadır. Beden kitle indeksi (BKİ), vücut ağırlığının (Kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle elde edilir. İdeal ağırlık ise; ulaşılmak istenilen BKİ’nin, boy uzunluğunuzun karesiyle çarpılmasıyla bulunur. Gebeliğe ait hipertansif durumların, iri bebekten dolayı meydana gelecek sorunların, erken doğumun ve anne karnında bebeğin gelişme geriliklerini dengelemek için normal BKİ’ye sahipse, anne adayının gebelikte 11.5-16 kg arasında kilo alması tavsiye edilir.</p>
<p><strong>Beslenmenize ve sıvı tüketiminize dikkat edin</strong></p>
<p>Beslenmenin gebeliğin durumuna ve sonucunda önemli miktarda etkisi vardır. Önemli olan durum aşırı miktarda yemek ve kilo almak değil, gerekli olan gıdaları dengeli ve yeteri kadar almaktır. Gebe bir kadının, hamile olmayan bir kadına göre günde fazladan 300 kaloriye ihtiyacı vardır. Bu da yaklaşık %15’lik bir artış, yani 2300 kalori/gündür. Hamileliğinizde uzmanların önerdiği beslenme şekli; öğünlerinizi artırmanız, tüm temel besin maddelerinden yeterince ve düzenli olarak almanız şeklindedir. Su ve sıvı içeren gıdaları yeterince tüketmeniz, hamileliğinizde pek çok açıdan önemlidir.</p>
<p><strong>Egzersiz yapın</strong></p>
<p>Gebelik döneminde yapılacak olan egzersizler, uygun sınırlar içerisinde kilo almayı sağlamasıyla beraber, dolaşım sisteminin daha kaliteli çalışmasına da katkı sağlar. Karın cilt ve kasların kanlanmasını artırır. Yapılacak düzenli egzersizler, doğum esnasında hızla toprlanmayı ve kendinize gelmenize yardım eder. Alınan kiloları daha kolay vermeye katkı sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/gebelikte-karin-sarkmasi-neden-olusur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evde gebelik testi yapımı</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/evde-gebelik-testi-yapimi</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/evde-gebelik-testi-yapimi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 03:24:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik testi ne kadar güvenilir]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik testi ne zaman yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik testi ne zaman yapılmalıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=31131</guid>
		<description><![CDATA[Hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız evde yapacağınız gebelik testiyle sonucu bundan haberdar olabilirsiniz. Unutmayınki gebelik testleri ilişkiden 14 gün sonra kesin sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Evde gebelik testi yapımı Hamile olduğundan şüphelenen ve adet gecikmesi yaşayan pekçok kadın eczaneden kolayca temin ettiği gebelik testi ile hamile olup olmadığını öğrenmeye çalışır. Bu hem son derece ucuz, hem kolay hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Evde-gebelik-testi.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-31132" title="Evde gebelik testi" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Evde-gebelik-testi-150x150.jpg" alt="Evde gebelik testi 150x150 Evde gebelik testi yapımı" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız evde yapacağınız gebelik testiyle sonucu bundan haberdar olabilirsiniz. Unutmayınki gebelik testleri ilişkiden 14 gün sonra kesin sonuç verdiğini söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Evde gebelik testi yapımı</strong></p>
<p>Hamile olduğundan şüphelenen ve adet gecikmesi yaşayan pekçok kadın eczaneden kolayca temin ettiği gebelik testi ile hamile olup olmadığını öğrenmeye çalışır. Bu hem son derece ucuz, hem kolay hem de özel bir yöntemdir. Özeldir çünkü testi uygulayan kadından başka kimse sonucu bilemez. Pekçok kadın için bu önemli bir özelliktir. Kadın hamile olup olmadığını herkesten önce öğrenmek ve bu özel anı doyasıya yaşamak ister. Tam tersi şekilde istenmeyen bir gebelikten korkan kadın da hamile olup olmadığını başkalarının bilmesini istemeyebilir.</p>
<p>Her yıl tüm dünyada milyonlarca gebelik testi satılmaktadır. Evde yapılan gebelik testi anlamında “home pregnancy test” (HPT) ya da “Evde Gebelik Testi” olarak adlandırılan bu yararlı kitler her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Hatalı pozitif ya da hatalı negatif sonuçlar kişide hem psikolojik hem de fiziksel travmaya neden olabilir. Bu nedenle gebelik testi kitlerini kullanırken çok dikkatli olmak gerekir.</p>
<p><strong>Evde Gebelik Testi gebeliği nasıl saptar?</strong></p>
<p>Bir gebelik oluştuğunda herhangi bir testin bu gebeliği saptayabilmesi için hCG adı verilen hormonun varlığı temel şarttır. hCG yalnızca gebelikte salgılanan bir hormondur ve salgılanabilmesi için döllenmiş yumurtanın blastokist aşamasına ulaşıp rahim içine yerleşmesi gerekir. Bu genelde yumurtlamayı takiben 6-10 gun içinde meydana gelen bir olaydır. Teorik olarak hCG döllenmeyi takip eden 9. gün civarında salgılanmaya başlar. Hormonun kanda yeterli düzeye ulaşıp idrarla da atılması için ek zamana gerek vardır. Çok erken dönemlerde hormon kanda yükselmeye başlamasına rağmen idrarl atılması gecikebilir. Normalde gebe olmayan bir kadında kandaki hCG düzeyi mililitrede 10 milienternasyonel üniteden (mIU) daha düşüktür.</p>
<p><strong>Evde Gebelik Testi’nin hassasiyeti ne demektir?</strong></p>
<p>HPT’nin hassasiyeti idrarda saptayabildiği en düşük miktardaki hCG değeri anlamına gelir.</p>
<p>Bugün piyasada satılan pekçok gebelik testinin hassasiyeti 20-50 mIU/mL arasındadır. Yani hCG değeri 20-50 mIU/mL’nin altındaysa test sonuç vermez.</p>
<p><span id="more-31131"></span></p>
<p>Oysa kan testi hCG değerini tam olarak yansıtır.Bu nedenle kan testi daha adet gecikmesi ortaya çıkmadan sonuç verebilir.</p>
<p>Testin duyarlılığı yani hassasiyeti ne kadar yüksekse yani ölçebildiği hCG düzeyi ne kadar düşükse gebeliği erken dönemde gösterme olasılığı da o kadar yüksektir.</p>
<p>Evde Gebelik Testi nasıl yapılır?<br />
Her gebelik testinin kendine ait özellikleri olabilir. Bu nedenle eczaneden test aldığınızda kullanma talimatını mutlaka okuyunuz.</p>
<p>Test için en uygun örnek orta akım idrarıdır. Yani idrar yapmaya başlayıp biraz idrarı boşa akıttıktan sonra idrar örneği almanız daha uygundur. Testin özelliğine göre idrarınızı bir kaba alıp damlalık ile damlatmanız, idrar kabına batırmanız ya da direkt olarak idrarınızı yaparken testi akan idrara tutmanız uygulanabilecek yöntemlerdir.</p>
<p>Gebelik testi sonuclari resimli anlatim</p>
<p>gebelik testi 300&#215;121 Evde gebelik testi nasıl yapılır?</p>
<p>Evde gebelik testi yapmak<br />
0digg 1 yorum</p>
<p>Hamile olduğundan şüphelenen ve adet gecikmesi yaşayan pekçok kadın eczaneden kolayca temin ettiği gebelik testi ile hamile olup olmadığını öğrenmeye çalışır. Bu hem son derece ucuz, hem kolay hem de özel bir yöntemdir. Özeldir çünkü testi uygulayan kadından başka kimse sonucu bilemez. Pekçok kadın için bu önemli bir özelliktir. Kadın hamile olup olmadığını herkesten önce öğrenmek ve bu özel anı doyasıya yaşamak ister. Tam tersi şekilde istenmeyen bir gebelikten korkan kadın da hamile olup olmadığını başkalarının bilmesini istemeyebilir.</p>
<p>Her yıl tüm dünyada milyonlarca gebelik testi satılmaktadır. Evde yapılan gebelik testi anlamında “home pregnancy test” (HPT) ya da “Evde Gebelik Testi” olarak adlandırılan bu yararlı kitler her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Hatalı pozitif ya da hatalı negatif sonuçlar kişide hem psikolojik hem de fiziksel travmaya neden olabilir. Bu nedenle gebelik testi kitlerini kullanırken çok dikkatli olmak gerekir.</p>
<p>Evde Gebelik Testi gebeliği nasıl saptar?<br />
Bir gebelik oluştuğunda herhangi bir testin bu gebeliği saptayabilmesi için hCG adı verilen hormonun varlığı temel şarttır. hCG yalnızca gebelikte salgılanan bir hormondur ve salgılanabilmesi için döllenmiş yumurtanın blastokist aşamasına ulaşıp rahim içine yerleşmesi gerekir. Bu genelde yumurtlamayı takiben 6-10 gun içinde meydana gelen bir olaydır. Teorik olarak hCG döllenmeyi takip eden 9. gün civarında salgılanmaya başlar. Hormonun kanda yeterli düzeye ulaşıp idrarla da atılması için ek zamana gerek vardır. Çok erken dönemlerde hormon kanda yükselmeye başlamasına rağmen idrarl atılması gecikebilir. Normalde gebe olmayan bir kadında kandaki hCG düzeyi mililitrede 10 milienternasyonel üniteden (mIU) daha düşüktür.</p>
<p>Evde Gebelik Testi’nin hassasiyeti ne demektir?<br />
HPT’nin hassasiyeti idrarda saptayabildiği en düşük miktardaki hCG değeri anlamına gelir.</p>
<p>Bugün piyasada satılan pekçok gebelik testinin hassasiyeti 20-50 mIU/mL arasındadır. Yani hCG değeri 20-50 mIU/mL’nin altındaysa test sonuç vermez.</p>
<p>Oysa kan testi hCG değerini tam olarak yansıtır.Bu nedenle kan testi daha adet gecikmesi ortaya çıkmadan sonuç verebilir.</p>
<p>Testin duyarlılığı yani hassasiyeti ne kadar yüksekse yani ölçebildiği hCG düzeyi ne kadar düşükse gebeliği erken dönemde gösterme olasılığı da o kadar yüksektir.</p>
<p>Evde Gebelik Testi nasıl yapılır?<br />
Her gebelik testinin kendine ait özellikleri olabilir. Bu nedenle eczaneden test aldığınızda kullanma talimatını mutlaka okuyunuz.</p>
<p>Test için en uygun örnek orta akım idrarıdır. Yani idrar yapmaya başlayıp biraz idrarı boşa akıttıktan sonra idrar örneği almanız daha uygundur. Testin özelliğine göre idrarınızı bir kaba alıp damlalık ile damlatmanız, idrar kabına batırmanız ya da direkt olarak idrarınızı yaparken testi akan idrara tutmanız uygulanabilecek yöntemlerdir.</p>
<p>Gebelik testi sonuclari resimli anlatim</p>
<p>gebelik testi Evde gebelik testi yapmak</p>
<p>Artı pozitif sonucu yani gebeliği, eksi ise gebelik olmadığını gösterir.</p>
<p>Gebelik (Hamilelik) Testi sonuc resimleri</p>
<p>Evde Gebelik Testi en erken ne zaman sonuç verir?<br />
“Arkadaşımla ilişkide bulundum daha sonra hemen gidip gebelik testi aldım sonuç negatif çıktı. Kesinlikle hamile olmadığımdan emin olabilirmiyim?” şeklinde sorular sıkça sorulmaktadır. Bu kadar erken dönemde gebelik olup olmadığını ancak Tanrı bilebilir.</p>
<p>Daha öncede belirttiğimiz gibi gebelik testinde gebeliğin saptanabilmesi için embryonun rahim içine yerleşmiş olması gerekir. Bu nedenle test en erken yumurtlamadan sonraki 8-9. günde saptanabilir. Ancak yumurtlamanın geç olması, embryonun beklenenden daha geç yerleşmesi gibi nedenler ile bu dönemde yapılan idrar testi genelde negatif çıkar. Bu dönemde yapılan gebelik testinin negatif çıkması hatalı negatif anlamına gelmez ve hamile olmadığınızı göstermez. En akılcı ve ekonomik yaklaşım adet kanamasını beklemek eğer gecikme olursa test yapmaktır.</p>
<p>2001 Ekim ayında JAMA dergisinde yayınlanan genis kapsamlı bir araştırmada adet gecikmesinin olduğu günde yapılan idrarda gebelik testinin duyarlılığının %90 olduğu saptanmıştır (JAMA. 2001;286-1759-1761). Geriye kalan %10 olguda daha henüz embryo rahime bile yerleşmemiştir. Yine aynı çalışmaya göre bu testlerin duyarlılığı en fazla adet gecikmesinden 1 hafta sonra olmakta ve %97′ye kadar çıkmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle adet gecikmesinin takip eden 1-2 günde yapılan test negatif çıktığında mutlaka 1 hafta sonra test yeniden yapılmalıdır.</p>
<p>Testi yapmadan önce idrar ne süre ile tutulmalıdır?<br />
Testi yaptığınız gün ne kadar geçse idrar tutmanız gereken süre o kadar azdır. Örneğin beklediğiniz adet kanaması 1 hafta geçmiş ise idrar tutmadan herhangi bir zamanda testi yapabilirsiniz. Öte yandan adet kanamasını beklediğiniz gündeyseniz ya da adet kanamanız 1-2 gün geciktiyse bu durumda 4 saat idrar yapmayıp daha sonra testi yapmalısınız.</p>
<p>Test nasıl yorumlanır?<br />
Piyasada satılan değişik markalardaki idrar testleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle kullndığınız testin kullanma talimatını mutlaka dikatlice okuyunuz.</p>
<p>Genelde idrar testlerinde 3 tane pencere bulunur. Bunlardan birine idrar örneği damlatılırken yan yana bulunan iki pencereye bakılarak test yorumlanır. Bu pencerelerden birisi testin doğru şekilde yapılıp yapılmadığınız gösterir (kontrol penceresi). Diğer pencere ise pozitif ya da negatif sonucu verir. Pozitif sonuç varlığında bu penceresinde ya bir çizgi ya da artı işareti çıkar. Sonuç penceresindeki çizginin renginin açık ya da koyu olması anlamını değiştirmez. Bu her durumda pozitif sonuç demektir. Bazı testlerde ise sonuç peceresinde artı ya da eksi işareti belirir. Artı pozitif sonucu yani gebeliği, eksi ise gebelik olmadığını gösterir.</p>
<p>Gebelik testinin sonucu okunurken testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman süresince beklenmelidir. Bazı durumlarda test negatif olmasına rağmen bir süre daha beklendiğinde hafif bir çizgi ortaya çıkabilir. Bu şüpheli sonucu belirtir. Ya hamile olmanıza rağmen hCG değeri testin saptayabileceği düzeylere ulaşmamıştır ya da hamiel değilsinizdir ancak test reaksiyon vermektedir. Her iki durumda da testin 1-2 gün sonra tekrar edilmesi ya da kanda gebelik testi yapılması uygundur. İdeal olan testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman sonrasında sonucu yorumlamaktır.</p>
<p>Test neden hatalı sonuç verir?<br />
Testin hatalı negatif sonuç vermesinin temel nedeni duyarlılığının kandaki düşük düzeydeki hCG değerlerini saptamaya yetmemesidir. Testin erken yapılması bunda en önemli faktördür. Testin bozuk ya da son kullanım tarihinin geçmiş olması da bir diğer etkendir.</p>
<p>Hatalı pozitif sonuçlar ise daha nadir görülür. Bu gibi durumlarda bazen idrardaki başka bir hormona (örneğin LH) çapraz reaksiyon gelişebilir. Bir başka neden de kimyasal gebeliklerdir. Çok erken dönemde test pozitif çıkmasına rağmen daha sonra klinik olarak gebelik fark edilemeden embryo canlılığını yitirir ve kan hCG değerleri düşmeye başlar.</p>
<p>İnfertilite tedavilerinde yumurta çatlatmak amacıyla yapılan hCG enjeksiyonları sonrasında da hatalı pozitif sonuçlar görülebilir. Bu nedenle test son hCG enjeksiyonundan 10-14 gün sonra yapılmalıdır.</p>
<p>Testin hatalı pozitif sonuç vermesi oldukça nadirdir.Bu nedenle pozitif sonuç varlığında ek incelemeye gerek duyulmazken negatif olması mutlaka gebe olunmadığı anlamına gelmez</p>
<p>Kullanılan ilaçlar ya da enfeksiyonlar hatalı sonuçlara neden olabilir mi? İçinde hCG içermeyen ilaçlar hatalı sonuca neden olmaz. Kısırlık tedavisinde kullanılan yumurtlama uyarıcı ilaçlar da dahil olmak üzere hiç bir antibiyotik, ağrıkesici, doğum kontrol hapı testin hatalı sonuç vermesine neden olmaz ya da gebelik varlığında testin pozitifleşme sürecini geciktirmez. Benzer şekilde tütün ürünleri ve alkol de HPT’lerin doğru sonuç vermesini engellemez</p>
<p>Uyarılar!<br />
Her türlü adet gecikmesi mutlaka değerlendirilmesi gereken önemli bir sağlık sorunudur. Testin negatif çıkması durumunda eğer adet kanamanız hala daha başlamadıysa mutlaka jinekoloğunuzla görüşmelisiniz.</p>
<p>Testin pozitif olması normal bir gebelik olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle gebeliğin varlığını teyit etmek ve dış gebelik başta olmak üzere bazı erken gebelik komplikasyonlarına yenik düşmemek için kontrol şarttır. Öte yandan adet gecikmesi olan bir kadında testin negatif sonuç vermesi gebeliğin ilerlemesine neden olacaktır. Bu sırada gebelikte kullanılmaması gereken maddeleri kullanmanız ya da gebelik için uygun olmayan davranışlarda bulunmanız bebeğinize zarar verebilir. Bunun istenmeyen bir gebelik olması durumunda ise sonlandırılması için yasal sınır aşılabilir.</p>
<p>Her adet gecikmesi durumunda test pozitif ya da negatif olsun mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/evde-gebelik-testi-yapimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erken gebelik nasıl belli olur</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/erken-gebelik-nasil-belli-olur</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/erken-gebelik-nasil-belli-olur#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Apr 2011 23:18:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erken hamilelik belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[erken hamilelik belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[erken hamilelik nasıl anlaşılır]]></category>
		<category><![CDATA[erken hamilelik testleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=31127</guid>
		<description><![CDATA[Planlı bir gebelik beklerken aniden görülen gebelik belirtileri bir çok bayanın yaşadığı durumlar arasında bulunmaktadır. Erken gebeliğin ne olduğu ve ne gibi belirtiler gösterdiğini Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Deniz Gökalp bizlerle bilgilerini paylaşacaktır. Erken gebelik nasıl belli olur Unutmayın, erken gebelik belirtilerinin şiddetinin, süresinin ve sıklığının kadından kadına hatta hamilelikten hamileliğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Erken-gebelik.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-31128" title="Erken gebelik" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/Erken-gebelik-150x150.jpg" alt="Erken gebelik 150x150 Erken gebelik nasıl belli olur" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Planlı bir gebelik beklerken aniden görülen gebelik belirtileri bir çok bayanın yaşadığı durumlar arasında bulunmaktadır. Erken gebeliğin ne olduğu ve ne gibi belirtiler gösterdiğini Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Deniz Gökalp bizlerle bilgilerini paylaşacaktır.</p>
<p><strong>Erken gebelik nasıl belli olur</strong></p>
<p>Unutmayın, erken gebelik belirtilerinin şiddetinin, süresinin ve sıklığının kadından kadına hatta hamilelikten hamileliğe değişebileceğini unutmamak gerekir. Bu belirtiler regl öncesi (premenstrüel) belirtilere de çok benzerlik gösterirler. Hamilelik düşünmeyen bir kadın bu belirtileri kolayca bir sonraki regli kanamasının başlayacağına yorabilir. Veya hamile kalmaya çalışan biri de regli öncesi belirtileri kolayca “hamileyim” şeklinde yorumlayabilir. Bu nedenle evde gebelik testi yapmak veya daha da iyisi doktorunuza görünmek en sağlıklısıdır.</p>
<p>Belirtilerin ortaya çıkma sırası herkeste farklılık gösterebilir:</p>
<p>* Adet gecikmesi: Erken bir olası gebeliğin en önemli belirtisidir. Bazen de normale göre daha hafif bir vajinal kanama da olabilir.</p>
<p>* “Hamile gibi hissetmek”: Pek çok kadın hamileliğin çok erken döneminde bunu hissedebildiğini düşünmektedir. Bu his bazen yorgunluk, dalgınlık veya unutkanlık, duygu durum değişkenliği olabilir. Göğüslerin daha hassas olması, belinizde veya karın altı kısımda (kasıklarda) ağrı, kabızlık, daha çok tuvalete gitme de sıklıkla hissedilir, kısaca kendinizi farklı hissettiren herhangi bir belirti olabilir.</p>
<p>* Göğüs Hassasiyeti: Erken gebeliğin en sık rastlanan belirtilerindendir. Göğüsler bu dönemde daha büyük (şiş), hassas olur ve size egzersiz yaparken, uyumaya çalışırken, giyinme veya duş alma sırasında rahatsızlık hissi verebilir</p>
<p><span id="more-31127"></span></p>
<p>* Yorgunluk: Aşırı yorgunluk ve bitkinlik de oldukça sık hissedilir. Daha erken uykunuzun geldiğini, sabahları yataktan kalmakta daha çok zorlandığınızı hissedebilirsiniz. Spor aktiviteleri çok daha yorucu olabilir. Eğer gerçekten gebe iseniz vücudunuzun bu yorgunluk sinyallerine kulak vermenizi ve yeterince istirahat etmenizi öneririz.</p>
<p>* Sık idrara çıkma: Eşiniz ve yakınlarınızca da fark edilebilecek bir belirtidir. Gebelik nedeniyle büyümeye başlayan rahminizin idrar torbası üzerinden yaptığı baskıdan kaynaklanır. Gebelik boyunca da vücudunuzda normalden fazla sıvı olacağı ve böbrekleriniz daha fazla sıvı süzeceği için devam edebilir</p>
<p>* Bulantı: En sık görülen belirtilerden biri de bulantı ve kusmadır. Bazı kadınlar bunu sabahları daha yoğun hissederken, bazen öğleden sonra veya akşam da daha yoğun olabilir. Bazen hamile bayanlara oldukça sıkıntı verebilen bu durum aslında sık sık ve azar azar yiyerek, daha çok atıştırmalık gıdalar seçilerek ( tuzlu krakerler gibi ) üstesinden gelinebilir. İkinci trimester itibariyle, vücudunuzu gebelik etkilerine alışınca geçecektir</p>
<p>* Baş dönmesi- bayılma: Uzun süre ayakta durma (kuyrukta bekleme) otururken birden ayağa kalma, merdiven çıkma gibi durumlarda baş dönemsi ve baygınlık hissi oluşabilir, hatta gerçekten bayılma da olabilir. Gebelik nedeniyle rahminize daha fazla kan gidebilmesi için kan basıncınızın normale göre düşük seyretmesinden kaynaklanır. Doğru beslenmek ve bol sıvı tüketmek gerekir.</p>
<p>* Aşerme veya besinlerden tiksinti: Normalde sık tüketmediğiniz bir besini veya besinleri aşırı arzulama, ya da tam tersi daha önce size lezzetli gelen bir besinden tiksinti gelmesi de oldukça sık görülür. Genellikle bu belirti de bulantı gibi ilk 3 aydan sonra düzelir.</p>
<p>* Koku hassasiyeti: Vücudunuzdaki hormonal değişikliğin yol açtığı başka bir belirti de budur. Çoğu hamile kadın bazı besinlerin kokusuna veya parfüm, şampuan, benzin, temizlik maddeleri, sigara kokusuna aşırı hassasiyet kazanır ve bulantıları tetiklenebilir.</p>
<p>* Mide yanması/ kabızlık: Vücudunuzda hızla yükselen gebelik hormonları sindirim sisteminizi yavaşlatır. Bu nedenle midenizde besinleri sindirebilmek için daha çok asit salınır ve bu da midede veya yemek borunuzun alt kısmında ( kalbinizin hemen altı gibi de hissedilebilen) yanmalara sebep olur. Kabızlığın sebebi de yine bu yavaşlamadır. Doktorunuz size antiasit tabletler önerebilir. Kabızlık için de sindirimi kolay ve lifli besinleri küçük porsiyonlar halinde ve sık sık tüketin, yeşillik ve bol sıvı tüketmeyi unutmayın.</p>
<p>* Duygu durumunuzda (Mood) değişkenlik- alınganlık: Vücudunuzda gebelikle beraber bu denli çok değişim olurken ruh halinizin etkilenmemesi imkansızdır. Hele ki gebelik döneminin ve sonrasında gelecek bebeğin dünyanızı büyük ölçüde etkileyeceği göz önünde bulundurulursa. Duygusal gelgitler, bu gebeliğe finansal açıdan, kariyeriniz açısından veya diğer açılardan hazır olup olmadığınızı sorgulamak çok doğaldır. Bu dönemde karışık duygular yani neşe ve hüzün, coşku ve depresyon, kahkaha ve gözyaşları birbirini takip eder. Bu dönemde en önemlisi eşinizden olmak üzere duygusal destek almaktan çekinmeyin.</p>
<p>* Yüksek Vücut ısısı: Erken gebelikte gebelik hormonları kaynaklı vücut ısısı normale göre yüksek seyreder. Eğer gebe kalmak için uğraşıyor idiyseniz ve doktorunuz size yumurtlama zamanınızı tespit için vücut ısınızı takip etmenizi söylediyse, iki haftadan fazla süreyle yüksek seyreden vücut ısısı, gebeliğe işaret eder.</p>
<p>* Tutunma ( İmplantasyon) kanaması: Döllenmiş yumurta rahminize gömülürken (implante olurken) hafif bir kanamaya sebep olabilir. Genellikle bu kanama beklenen periyod kanamasına göre daha hafif, kısa ve açık renktedir.</p>
<p>* Şişlik hissi ve kilo alma: Çoğunlukla hormonal değişimlerden, bazen de yukarda bahsedilen aşerme ve atıştırma arzusundan şişlik hissi ve kilo alma da erken gebelikte sık görülür. İlk üç ay kilo alım hızınız çok hızlı gidiyor ise sağlıklı ve dengeli beslenme ayrıca prenatal vitamin desteği için doktorunuza mutlaka danışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/erken-gebelik-nasil-belli-olur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astım hastalığı ve hamilelik hakkında bilgiler</title>
		<link>http://www.idealdiyet.com/astim-hastaligi-ve-hamilelik-hakkinda-bilgiler</link>
		<comments>http://www.idealdiyet.com/astim-hastaligi-ve-hamilelik-hakkinda-bilgiler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Apr 2011 06:31:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[astım ve gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte astım tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte astım bronşit]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte astım tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealdiyet.com/?p=30976</guid>
		<description><![CDATA[Toplumda yaygın görülen rahatsızlıklardan birisi şüphesiz astım olmuştur. Gebelik döneminde de yaşanan bu rahatsızlık hakkında merak edilen tüm soruların cevaplarını uzmanlar bizlerle paylaştı sevgili Arkadaşlarım. Astım hastalığı ve hamilelik Astım mutlak tedavisi bulunmayan solunum sisteminin kronik bir hastalığıdır. Astımlı kişilerdeki en önemli değişim solunum yollarında görülen iltihap yani enflamasyondur. Bu mikrobik bir olay olmayıp solunum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/astım1.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-30977" title="astım" src="http://www.idealdiyet.com/wp-content/uploads/astım1-150x150.jpg" alt="astım1 150x150 Astım hastalığı ve hamilelik hakkında bilgiler" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Toplumda yaygın görülen rahatsızlıklardan birisi şüphesiz astım olmuştur. Gebelik döneminde de yaşanan bu rahatsızlık hakkında merak edilen tüm soruların cevaplarını uzmanlar bizlerle paylaştı sevgili Arkadaşlarım.</p>
<p><strong>Astım hastalığı ve hamilelik</strong></p>
<p>Astım mutlak tedavisi bulunmayan solunum sisteminin kronik bir hastalığıdır. Astımlı kişilerdeki en önemli değişim solunum yollarında görülen iltihap yani enflamasyondur. Bu mikrobik bir olay olmayıp solunum sistemini oluşturan yapıların şiş ve kızarık olması şeklinde basitleştirilebilir. Bu enflamasyon hava yollarını astım ataklarına neden olan ya da başlatan dış etkenlere karşı çok daha duyarlı hale getirir.</p>
<p>Normal soluk alma sırasında hava önce burundan geçer. Hava burada ısınır, nem oranı artar ve yabancı küçük maddelerden temizlenir. Alınan hava daha sonra gırtlaktan geçerek trakea adı verilen soluk borusunua girer. Trakea akciğerlere girmeden önce ikiye ayrılır ve bunlar sağ ve sol bronkus olarak adlandırılır. Bronkuslar daha sonra giderek incelen binlerce hava yoluna ayrılır ve bunlar da bronşiyoller olarak isimlendirilir.</p>
<p>Astımda genellikle etkilenen kısım işte bu bronşiyollerdir. Astımlı bir kişi atakları başlatan herhangi bir etkenle karşılaştığında aşırı hassas hava yolları daha da şişer, enflame olur ve daralır. Sonuçta akciğerlere giren ve çıkan hava akımında bir tıkanıklık meydana gelir ve kişinin soluk alıp vermesi güçleşir.</p>
<p>Kaç çeşit astım vardır<br />
Astım kronik bir hastalıktır. Zaman zaman iyileşmiş gibi görünebilir ve ataklar çok uzun süre ortaya çıkmayabilir. Ancak hava yollarında kronik enflamasyon olduğundan herhangi bir dönemde yeniden alevlenebilir. Temel olarak 2 tür astım varlığından söz edilebilir.</p>
<p>Alerjik astım: Genelde çocuklarda ve ergenlik çağındaki kişilerde görülür. Alerjiye neden olabilen herhangi bir madde örneğin hayvan tüyü, ev tozu bu atakların başlamasına yol açabilir. Genelde 35 yaşından önce ortaya çıkan astım hastalığı alerjik türdedir.<br />
Alerjik olmayan astım: Bu tür astım daha ziyade orta yaştaki kişilerde görülür. Astım atakları egzersiz, soğuk hava, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi faktörlerce tetiklenir ve ortaya çıkar. Astım ataklarından alerjik mekanizmalar sorumlu değildir.</p>
<p>Astım atağı nedir?<br />
Astım atağı zaten aşırı duyarlı olan hava yollarının gösterdiği reaksiyon sonrasında ortaya çıkan solunum sıkıntısı olarak özetlenebilir. Alerjik ya da başka bir nedenle hava yolları daralınca hava akımları zorlaşır. Bu daralmanın 3 temel nedeni vardır.</p>
<p><span id="more-30976"></span></p>
<p>* Hava yollarını çevreleyen kasların kasılması<br />
* Hava yollarını döşeyen dokuların şişmesi<br />
* Hava yollarında normal olarak üretilen salgılar (mukus, balgam) dışarı atılamadığı için buraları tıkaması<br />
Astım bulguları çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Bazı kişilerde sadece mevsimsel alevlenmeler görülürken, bazılarında sadece egzerszi sonrası ya da alerjik bir maddeyle karşılaşılmasını takiben ortaya çıkabilir. Bazılarında ise olay çok daha kroniktir ve hemen hergün bulgular görülebilmektedir.</p>
<p>Hava yolları daralıp tıkandıkça soluk alıp vermek ve havayı buradan geçirebilmek için daha fazla efor harcanması gerekir. Hava daralmış bir alandan geçerken ıslık benzeri bir ses çıkmasına neden olur. Bu ses astım ataklarında tipiktir.</p>
<p>Astım ataklarında en sık karşılaşılan yakınma ve bulgular şunlardır:</p>
<p>Öksürük: Öksürük çok sık karşılaşılan ancak kolaylıkla atlanabilen bir astım bulgusudur. Genelde astım dışında başka bir soruna bağlanır. Genel kural olarak sağlıklı kişiler boğazlarında birşey olmadığı ya da soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlara yakalanmadıkları sürece öksürmezler</p>
<p>Wheezing: Daralmaya bağlı olarak görülen ıslık sesi wheezing olarak adlandırılır. Astım için tipiktir.</p>
<p>Göğüs sıkışması: Daralmış hava yollarından havayı geçirebilmek için daha fazla efor gerektiğinden pekçok astımlı kişi göğsünden rahatsız edici bir his ve daralma tanımlar.</p>
<p>Nefes darlığı: Bazı kişilerce hava açlığı olarak tanımlanan ve sanki alınan nefes yetmiyormuş hissini uyandıran durumdur.</p>
<p>Mukus üretimi: Pekçok astımlı kişide kalın ve aşırı miktarda balgam üretimi vardır. Bu mukus solunum yollarını tıkayarak öksürüğe neden olur.</p>
<p>Çoğu zaman astım bulguları geceleri ya da sabahın ilk saatlerinde şiddetlenmektedir.<br />
Uzun yıllardır astım ile yaşayan kişiler atakları nelerin tetiklediğini az çok bilirler. Öte yandan bir astım atağı çoğu zaman ortaya çıkmadan önce belirtiler verir. Kişinin hastalığını iyi tanıması ve bu belirtilere dikkat etmesi atak gelmeden önce önlem alabilecek zamana sahip olmasını sağlar.</p>
<p>Astım tehlikeli bir hastalık mıdır?<br />
Astım atakları çoğu zaman hafif ya da orta şiddette görülür ve ilaçlara kolay cevap vererek birkaç dakika ile birkaç saat arasında düzelir. Ancak bazı ataklar rutin ilaçlara cevap vermeyebilir ve acil müdahale gerektirebilir. Bu tür şiddetli ve uzun süren ataklar hayati tehlike doğurabilir.</p>
<p>Astımın iyi kontrol edilmesi ne demektir?<br />
Astım kesin tedavisi olmayan kronik bir hastalıktır. Bu nedenle tüm tedavi girişimlerinde amaç iyi astım kontrolü sağlamaktır. Burada kastedilen uzun süre ataksız dönem geçmesini ve atak varlığında biran önce normale dönmesini sağlamaktır.</p>
<p>İyi astım kontrolünün hedefleri şunlardır:<br />
Wheezing, öksürük ve nefes darlığının olmaması<br />
Gece uykusunun astım atakları ile bölünmemesi<br />
Egzersiz ve günlük aktivitelerin sorunsuz yapılabilmesi<br />
Atakları rahatlatan ilaçların haftada üç kereden az kullanılmasının sağlanması<br />
Hamilelik ve astım<br />
Astım hamilelikte en sık karşılaşılan sistemik kronik hastalıklardan birisidir ve tüm hamilelerin %4-7′sinde görüldüğü kabul edilmektedir. Bununla birlikte hayatı tehdit edecek şekilde şiddetli astım atakları çok daha nadir olarak %0.05-2 arasında görülür. İyi kontrol edilmediği taktirde hem anne adayında hem de bebekte ciddi sorunlara neden olabilir. Astım daha önceden var olabileceği gibi ilk kez hamilelik sırasında da ortaya çıkabilir.</p>
<p>Hamilelikte solunum sisteminde ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler<br />
Hamilelik dönemi tüm vücut sistemlerinde olduğu gibi solunum sisteminde de bazı değişikliklere neden olur. Bu değişikliklerin hemen hepsi normal kabul edilir ve vücudun gebeliğe uyumu için gereklidir.</p>
<p>Özellikle son dönemlerde genel ödeme paralel olarak ve östrojen hormonunun etkisiyle solunum yollarında da ödem ve şişlikler olur. Bunun sonucunda burun tıkanıklığı, akıntı, horlama ortaya çıkabilir.</p>
<p>Rahim büyüdükçe diyafram kasını yaklaşık 4 cm yukarı iter ve göğüs çapı artar. Progesteron hormonu ise akciğer kapasiteleri üzerinde değişikliğe neden olur. Buna bağlı olarak hamile bir kadın daha hızlı soluk alıp verir ve kandaki oksijen ve karbondioksit oranları değişir.</p>
<p>Tüm bu değişimler hamile kadınlarda daha kolay ve şiddetli solunum yetmezliği ortaya çıkmasına zemin hazırlar.</p>
<p>Gebeliğin astım üzerindeki etkileri<br />
Astım gebelik döneminde değişken bir seyir izler. Genel olarak hastaların 1/3′ünde hastalığın seyrinde düzelme, 1/3′ünde kötüleşme saptanırken geri kalan üçtebirlik kısımda herhangi bir değişiklik gözlenmez.</p>
<p>Hastalık genelde gebeliğin son dönemlerinde düzelme eğilimi gösterir ve akut atakların sıklığı azalır. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte progesteron hormonundaki değişimlerin neden olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Akut ataklar en sık gebeliğin 24. haftaları civarında görülürken ortaya çıkan değişimler doğumdan 3 ay kadar sonra gebelik öncesi haline döner.</p>
<p>Genel olarak eğer astım hamilelikten önce kötü ve şiddetli ise hamilelik sırasında daha da şiddetleneceği öngörülebilir. İkinci ya da daha sonraki hamileliklerini yaşayanlarda ise ilk hamilelikte ortaya çıkan değişikliklere benzer değişimler beklenmelidir.</p>
<p>İlginç olarak kız bebek bekleyenlerde astımın şiddetlendiği ileri sürülmektedir.</p>
<p>Astımın gebelik üzerindeki etkileri<br />
Astımın gebe kadın ve karnındaki bebeği üzerindeki etkileri değişkendir. İyi kontrol edilen bir astım varlığında hem anne adayı hem de bebekte sorun çıkma olasılığı oldukça düşüktür. Öte yandan iyi kontrol edilmeyen olgularda ortaya çıkan istenmeyen etkilerin altında yatan temel sebep yan etkilerinden çekinerek yetersiz ilaç kullanılmasıdır. Bu oldukça yanlış bir yaklaşımdır çünkü astım ilaçları gebelikte güvenli olarak kabul edilen maddelerdir.</p>
<p>İyi kontrol edilemeyen astım anne adayında<br />
bulantı ve kusmalarda<br />
Vajinal kanama görülme sıklığında<br />
Gebeliğe bağlı hipertansiyon görülme riskinde<br />
Anne ölümlerinde<br />
artışa neden olabilir.</p>
<p>Bebeklerde ise<br />
Erken doğum<br />
Büyüme geriliği<br />
Düşük doğum ağırlığı<br />
Kronik hipoksi (oksijen yetersizliği)<br />
Anne karnında ölüme<br />
neden olabilmektedir.</p>
<p>Tedavi<br />
Astımlı bir hamilelinin tedavisi hamile olmayanlardan çok farklı değildir ve genelde aynı tür ilaçlar kullanılır. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların gebelik ve bebek üzerinde zararlı etkileri gösterilmemiştir ve bu nedenle güvenli olarak kabul edilirler. Asıl korkulması gereken kontrol edilemeyen astımın neden olduğu bebekteki zararlı etkilerdir.</p>
<p>Astım tedavisinde amaç en iyi solunum fonksiyonuna ulaşarak ataksız bir dönem sağlamaktır. Tedavide genel prensipler ise mümkün olan en az sayıdaki ilacın kullanılması, optimal solunum fonksiyonunun sağlanması, havayolu iritanlarından kaçınılması, astımı alevlendiren üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit ve reflünün tedavi edilmesidir.</p>
<p>Gebelerde astım tedavisinin amacı hipoksi yani oskijen azlığına neden olan atakların önlenmesi ve ideal solunum fonksiyonunun sağlanarak bu hipoksinin bebeğin gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerinin engellenmesidir.</p>
<p>Tedavide belki de en önemli faktör hasta eğitimi ve bilinçlendirmedir. Öte yandan hastalığın ve gebeliğin solunum sisteminde neden olduğu değişimler sık aralıklarla yapılacak olan solunum fonksiyon testleri ile değerlendirilmeli, hastaya göre tadavi dozu ve şeması belirlenmelidir. Doktorunuza haber vermeden ilaç dozlarını değiştirmeniz olumsuz etkilerin ortaya çıkma riskini arttıracaktır.</p>
<p>Astım ataklarını tetikleyen ev tozu, küf, mantar, evcil hayvanlar, sigara dumanı, kirli hava, kokular, yiyecek katkı maddeleri gibi alerjenlerden kaçınmak ilaç gereksinimini de en alt düzeye indirecektir.</p>
<p>Gebe kalmayı planlayan bir kadında ise önceden astım kontrol altına alınmalıdır.</p>
<p>Bebekte astım ortaya çıkması<br />
Astım hastası anne adaylarının en büyük endişelerinden birisi de bebeklerind ede bu hastalığın ortaya çıkma olasılığıdır. Yapılan araştırmalar astımlı annelerden dünyaya gelen bebeklerin %20′sinde bu hastalığın görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu oran genel popülasyonda görülen oranın çok üzerindedir. Ancak anne sütü ile besleme, alerjen faktörlerden kaçınma, bebeğin bulunduğu ortamda sigara içmeme gibi basit önlemler bu oranların azaltılmasında yardımcı olabilmektedir.</p>
<p>KAYNAKLAR</p>
<p>Anderson HR, Butland BK, Strachan DP. Trends in prevalance and severity of childhood asthma. Br Med J 1994; 308: 1600-1604.<br />
Hernandez E, Angell CS, Johnson JWC. Asthma in pregnancy-current concepts. Obstet Gynecol 1980; 55: 739-744<br />
Ortega CD, Busse W. Spesific problems-asthma in pregnancy and menses. Manuel of Asthma Management’da Ed. O’Bryne PM, Thompson NC. Londra, WB Saunders, 1995; 653-671.<br />
Schatz M. Asthma during pregnancy: interrelationships and management. Ann Allergy 1992; 68: 123-133.<br />
Tetikkurt C. Asthma in pregnancy. CerrahpaÅŸa J Med 2001; 32 (1): 60-67<br />
White RJ, Coutts I, Gibbs CJ, MacIntyre C. A prospective study of asthma during pregnancy and the puerperium. Respir Med 1989; 83: 103-106.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealdiyet.com/astim-hastaligi-ve-hamilelik-hakkinda-bilgiler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

