Doğal Mucizeler

Sarımsak en doğal antibiyotik!

Kasım 17, 2009

Kokusundan nefret edip yememek için türlü mücadeleler verdiğimiz sarımsak uzmanlara göre doğal antibiyotik özelliklerini taşıyan en güçlü bitki. Özellikle kış aylarında soğuk algınlığı, nezle gibi salgın hastalıklar için süper bir çözüm. Sarımsağın mütiş faydaları saymakla bitmiyor, kokusu için rahatsız oluyorsanız gün içinde değilde gece en azından uyumadan önce bir miktar tüketmenizi tavsiye ediyoruz.

Sarımsağın Faydalarını sıralayacak olursak ?

Sarımsağın en etkin maddesi germanyumdur ve özellikle bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirir, vücudun direncini artırır, hastalıklara karşı koruma sağlar. Grip olmamak için ya da olduğunuzda iyileşmek için sarımsağın etkili gücünden yardım alabilirsiniz.

Haberin Devamı »

Siyah üzüm çekirdeğinin yararları

Eylül 4, 2009

siyah üzüm

Mucizevi çekirdek ödemden,  nezleye kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özelliklede zihin acıcı yönü ile sınavlardan önce kuru üzüm tavsiye edilir. Ama birçoğumuz üzümü yerken çekirdeğinden muzdarip oluruz. Onu tüketmez, atarız. Hatta marketlerde en çok çekirdeksiz üzümler rağbet görür. Halbuki uzumun çekirdeği buğun birçok Avrupa ülkesinde ilaç niyetine, tabletler halinde satılıyor. Yavaş yavaş Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlayan uzum çekirdeği, yakında bütün eczanelerdeki yerini alacak gibi.
Bu çekirdeğin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olması. Kan damarları insan için hayati önem taşıyor. Başınızdan ayak uçlarınıza kadar her doku kanla beslenir. İncecik kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, karmaşık kan damarları ağı sizin yaşam hattımızdır. Eğer kan damarları yaslanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığınız tehlikede demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan düzgün bir biçimde akmıyorsa kalp kasınız hasar görebilir. İste üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndürebilen, dolaşım bozukluklarının düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahip. Özelliği ise tamamen doğal olması… Çekirdek, damar hastalıklarını tedavi ediyor. Zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendiriyor. Ayrıca üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidan…
Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmış. İlk Fransa’da keşfedildi Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa’da, özellikle üzum bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa’da etkili bir biçimde kullanılıyor.
Üzüm çekirdeği 1947 yılında Bordeaux Universitesi’nden emekli tıp profesörü, Fransız Kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş. Çekirdek ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakültenin dekanının esine, dekan tarafından verilmiş.Masquelier o günü söyle anlatıyor; “Kadın, şişmiş bacakları ile o kadar yorgun görünüyordu ki, güçlükle yürüyebiliyordu. Yüzünden, çektiği acıları okumak mümkündü.
Ne yapabilirim de bu kadının acılarını dindirebilirim diye duşundum. Sonra dekanın eşine çekirdek verdiğini gördüm. Dekanın esi 48 saat içinde iyileşti O halde, ben üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler olabileceğini duşundum.
“1950′de üzüm çekirdeği Resivit olarak bilinen ve Fransa’da satılan ilk damar koruyucu ilaç olmuş. Doktor Masquelier ve meslektaşları, üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlar. Bununla birlikte çekirdek, göz kamaşması, gece korluğu, makuler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmış. “Eğer düzenli olarak üzüm çekirdeği alırsanız, damar duvarlarınız güçlenecektir.” diyor Dr. Masquelier. Diş eti kanayanlar kullanmalı.
Peki uzum çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl öğreneceksiniz? Doktor Masquelier’in konu ile ilgili görüşleri şu şekilde: “;Sabahleyin dişlerinizi fırçalarsınız ve diş etlerinizin kanadığını görürsünüz. Ya da göz korneasında bir kan lekesi fark edersiniz. Veya geceleri kendinizi yorgun hissedersiniz, baldırlarınız şişer,
ödem olduğunu fark edersiniz. Bu durumda damar zayıflığından muzdarip-sinizdir ve uzum çekirdeği tüm bu patolojik mekanizmalarla mücadele eder.
“1995 yılında İtalya’da yapılan bir araştırmada 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin ağrıyı, yanma karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı ve uzun sureli etkili olduğu bulunmuş. 1985 yılında da Fransa’da 92 hasta üzerinde yapılan kur kontrollü deney, 28 gün boyunca 300 miligram uzum çekirdeği almanın, ağrıyı, karıncalanma geceleyin giren bacak kramplarını ve şişkinliği yüzde 50den daha fazla azalttığını göstermiş. Üzüm çekirdeğini diğer bir faydası ise
gözlere… Gece görüsünde önemli olan parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye Yardimci oluyor.
Yine Fransa’da 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı araştırmada 5 hafta boyunca günde 200 miligram uzum çekirdeği almanın parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma durumunu artırdığı ortaya çıkmış. Ayrıca testlerde üzüm çekirdeği urunun bir bilgisayar ekranı karsısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş. Uzum çekirdeğinin tansiyonu ve onun sonuçlarını düzenlemeye Yardimci olabileceği de belirtiliyor.
Araştırmaların gösterdiğine göre, yüksek tansiyonlu insanlar genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahipler. Bu da onların kılcal damar kanaması geçirme ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılıklarını artırıyor. Dr.Miklos Gabor’un yaptığı araştırmada üzüm çekirdeği yüksek tansiyonlu
deneklerde kılcal damarları güçlendirmiş.
Anti-Aging etkisi Üzüm çekirdeği damarları yenilediği için ayrıca anti-aging etkisine sahip. Yenilenen damarlar yaslılığı geciktiriyor. Böylelikle cildinizdeki yaslanma belirtileri azalıyor. Uluslararası sertifikalı Organik Üzüm Çekirdeği Ekstraktinin içerdiği Proantosiyanidin, bilinen en güçlü etkisi antioksidan. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi vitamin E’den 50, vitamin C’den 20 kat daha fazla.
Antioksidantlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan zararlı maddeleri etsiz hale getiriyor. Uzmanlara göre vücudun antioksidana üretimi 25 yasından sonra yavaşlamaktadır. Bu yavaşlamanın yol açtığı deformasyonları yok etmek için bilinen en kuvvetli antioksidan ise organik üzüm çekirdeği ekstraktidi olduğu belirtiliyor.
Çekirdek, bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel oluyor.
Cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlıyor. Üzüm çekirdeğinde tavsiye edilen miktar günde 150 ile 300 miligram. Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gram. Uzum çekirdeğinin insanlar üzerinde her hangi bir yan etkisi görülmemiş. Prof. Peter Rohdewald tarafından laboratuar fareleri, Hint domuzları ve köpekler üzerinde yapılan araştırmada doğal çekirdeğin, toksik, mutajenik, karsinojenik olmadığı tespit edilmiş.
Kimler kullanmalı?
* Kan damarlarının yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünenler.
* Cildindeki kırışıklıklar günden güne fazlalaşanlar
* Cildi cansız ve solgun görünenler
* Kalple ilgili sorunları olanlar
* Ani kalp krizi riski olanlar
* Görme gücünde yaslanmaya bağlı bozulma olanlar
* Şişlikler ve ödem alerjilerinde
* Yüksek tansiyonda
* Kolayca kanama ve morarma eğilimi olanlar
* Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler
* Şeker hastalığı olanlar
* Varis ve hemoroit gibi soruları olanlar
Şunu belirtmek gerekiyor ki; yukarıda bahsettiğimiz faydaların birçoğu çekirdeğin damarları onarıcı özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü damarlar, insan bedenini ayakta tutan ana mekanizmalar. Onların bozukluğu insan bünyesinde birçok hastalığa neden oluyor. Damarları onaran çekirdek, böylelikle diğer hastalıkların iyileşmesinde de önemli bir etkiye sahip oluyor.
Mucizevi çekirdek ödemden,  nezleye kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özelliklede zihin acıcı yönü ile sınavlardan önce kuru üzüm tavsiye edilir. Ama birçoğumuz üzümü yerken çekirdeğinden muzdarip oluruz. Onu tüketmez, atarız. Hatta marketlerde en çok çekirdeksiz üzümler rağbet görür. Halbuki uzumun çekirdeği buğun birçok Avrupa ülkesinde ilaç niyetine, tabletler halinde satılıyor. Yavaş yavaş Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlayan uzum çekirdeği, yakında bütün eczanelerdeki yerini alacak gibi.
Bu çekirdeğin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olması. Kan damarları insan için hayati önem taşıyor. Başınızdan ayak uçlarınıza kadar her doku kanla beslenir. İncecik kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, karmaşık kan damarları ağı sizin yaşam hattımızdır. Eğer kan damarları yaslanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığınız tehlikede demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan düzgün bir biçimde akmıyorsa kalp kasınız hasar görebilir. İste üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndürebilen, dolaşım bozukluklarının düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahip. Özelliği ise tamamen doğal olması… Çekirdek, damar hastalıklarını tedavi ediyor. Zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendiriyor. Ayrıca üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidan…
Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmış. İlk Fransa’da keşfedildi Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa’da, özellikle üzum bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa’da etkili bir biçimde kullanılıyor.
Haberin Devamı »

Bu mucizenin adı vişne

Haziran 4, 2009

visne Bu mucizenin adı vişne

Gün boyunca içilen bir bardak vişne suyunun yaratacağı mucizeleri biliyor musunuz?

Yakut kırmızı rengi ile reçelini yemeğe alıştığımız vişne, içerdiği mineral ve vitaminler sayesinde, birçok hastalığa karşı koruma kalkanı yerine geçiyor. İçeriğinde bulunan ve meyveye kırmızı rengini veren “antosiyanin” ise vişneye hücre yenileme yani antioksidan özelliğini kazandırıyor. Günde bir bardak vişne suyu tüketimi ile vücut günlük antioksidan ihtiyacını karşılıyor. Kalp ve damar hastalıklarından kansere hastalık riskini azaltmaya yardımcı olan vişne, kas ağrılarının hafifletilmesi, hafıza gelişimi ve kilo dengeleme gibi konularda da etkin rol oynuyor.

Tam bir vitamin ve mineral deposu olan vişne meyvesinde bulunan A ve C vitamini ile sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri, özellikle ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah.

Vişnenin “ekşi” artıları

Ferahlatıcı etkisi yüksek bir meyve olan vişnenin şeker oranı kirazdan düşük olduğu için daha az kalori içeriyor. Diareyi kesmesi ve idrar söktürücü özellikleri, mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasına yardımcı olmasının yanı sıra, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında etkin rol oynuyor. Sindirim sisteminin dengeli ve düzenli fonksiyonu için önemli bir meyve olan vişne ile ilgili yapılan ön araştırmalar gösteriyor ki; vişnedeki “antosiyanin”ler, kolon kanseri riskini de önemli ölçüde azaltıyor.

Kırmızı ve mor renkli meyve ve sebzelerde, çiçeklerde, morumsu yapraklı ağaçlarda bulunan renk verici bir madde olan antosiyanin, içinde bulunduğu meyvede çok güçlü bir antioksidan yani hücre yaşlanmasını önleyici bir etki yaratıyor. Antosiyanin yardımıyla sağlıklı dokuları ve hücreleri koruyan vişne böylelikle, anti-aging özelliği de taşıyor ve kanser ile kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor. Antosiyanin oranının yükseldiği koyu renkli olan vişnelerde, aynı zamanda daha fazla miktarda minerale rastlanıyor.

Haberin Devamı »

Hastalıklara Doğadan Şifa

Mart 4, 2009

sifali bitkiler 300x261 Hastalıklara Doğadan Şifa

Gripseniz tereyağlı pekmez şurubu için!
Kışın görülen hastalıklarının tedavisine çok fazla para ayırmayın! Mutfağınızdaki besinlerle de tedavi olabileceğinizi söyleyen uzmanlar, ucuz ve etkili yöntemler öneriyor. İçine eritilmiş iki çay kaşığı tereyağı ve limon eklenen pekmez şurubu, bunlardan yalnızca biri!..

Öksürüğün ilacı ıhlamur!
Bağışıklık sistemimiz kuvvetli olursa, hastalıklara yakalanma riskimiz azalır. Grip ve soğuk algınlığına bağlı öksürük ve boğaz ağrılarını hafifletmek için basit bir şurup önerimiz olabilir: Bir kahve fincanı pekmezin içinde iki çay kaşığı tereyağını eritip, bu karışımın içine de bir adet limon sıkarak öksürüğünüzü hafifletebilirsiniz. Pekmezli şurubun tadından hoşnut olmayanlar ise; ıhlamur çayının içine bol bol limon ve iki tatlı kaşığı bal katarak hazırlanan farklı bir karışımı içerek, iyileşmeyi deneyebilirler.

Migrene lavanta!
Eğer migren hastasıysanız, ağrılarınızın başlayacağını hissettiğiniz anda sakin, sessiz ve loş bir ortama giderek dinlenin. Ayrıca, alnınızın iki yanına lavanta yağı ile masaj da yapabilirsiniz. Öte yandan; kahve, çikolata, muz ve fıstık gibi bazı yiyecek ve içeceklerin migren ağrılarını tetiklediği bilinmektedir. Bu nedenle, bu tür gıdaların tüketimini kısıtlamanızda büyük yarar vardır. Bulantıları geçirmek için ise, basit bulantı hapları kullanabilirsiniz.

Haberin Devamı »

İsveç Şurubu

Şubat 11, 2009

sifali 300x294 İsveç Şurubu

Yapılışı:Aşağıda listesini verdiğimiz tüm malzemeler 1kg konyak veya elma sirkesiyle karıştırılır.Ağzı kapalı cam bir şişede 2hafta ılık bir ortamda bekletilir.Hergün çalkalanmalı ve ince bir süzgeçten 2kere süzülerek koyu renkli cam şişede muhafaza edilmelidir.Bu şurup bekledikçe faydası daha güçlü olur.

Faydaları:İsveç şurubu bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnç sağlar.Hücre yenileme özelliği ile yaşlanmayı geciktirerek uzun süre sağlıklı yaşam ve güzelliğe katkıda bulunur.Sivilce,yara,egzama,yüksek ateşe iyi gelir.Hemoroidi iyileştirir.Yanıklarda,sarılıkta kullanılır.Ayrıca bulantı önleyicisidir.Fazla alkol alındığında içildiği taktirde rahatlatır.Nasırlar,el ayak titremeleri,kulak ağrısı,çınlaması,bulaşıcı hastalıklara karşı birebirdir.Boğaz ağrıları ve yanmalarında birkaç yudum içildiğinde şifa verir.Mide ağrısı için hergün bir tatlı kaşığı içilmelidir.Kansızlık,ödem,kolit ve safra kesesi ağrısına iyi gelir.

Kullanımı:Her sabah kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı içilir.İstenirse bir çay bardağı suya yada salatalarda sos olarak zeytinyağı ile karıştırılabilir.Haricen kompres yapılarakta kullanılır.

Haberin Devamı »



© 2010 - Diyet · Zayıflama · Zayıflama Ürünleri · Sağlıklı Beslenme · Kilo Verme · Diyet Çeşitleri · Diyetler · Diyetisyen · Güzellik ve Bakım - Tum Haklari Saklidir.


İdealdiyet.com diyet içeriği, ziyaretçileri bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.. Diyetlere başlamadan önce bir diyetisyene danışmanız tavsiye edilir. Diyetlerin uygulanmasından meydana gelecek dolaylı yada dolaysız hiçbir problemde sitemiz sorumlu tutulamaz. Ayrıca site içeriğindeki zayıflama veya zayıflama ürünleri örneğin Lida, Fx15 gibi ürünler, özel diyetisyen ve zayıflama tavsiyeleri alakalı bilgiler sitelerin şahsına aittir. Tüm kullanıcılar siteye girdikleri andan itibaren bu uyarıyı okumuş ve kabul etmiş sayılırlar...
XML-Sitemap blog search directory Blog Directory & Search engine Food & Drink Health Directory TopOfBlogs TOPlist TOPlist
Sa?lyk ve Typ Google PageRank