Son Günlerin Modası Squat Kalça Sıkılaştırma

Şubat 8, 2010

Son günlerin modası kalça kaldırma ya da dikleştirme aslında herkesin merak ettiği bir konudur. Birçok bayanın hayali kalkık, dışa bombeli selülitsiz ve sıkılaştırılmış kalçalardır. Hayal ettiğiniz sıkı kalçalara evde yapacağınız birkaç hareketle kavuşabililirsiniz.

Celebrity Fitness eğitmenlerinden Japonya Miss Fitness’ı Miho Araki ile squat hareketi ile nasıl sıkı popolara kavuşabileceğimizi anlatıyor.

kalca2 Son Günlerin Modası Squat Kalça Sıkılaştırma

Kalçaları sıkılaştırmak, popo kaldırmak, basenleri ve bacakları sıkılaştırarak kuvvetlendirmek için alt ekstremite için en efektif harekettir. Tek harekette en çok kalori yakabileceğiniz hareketlerin başında gelen çömelme veya diğer adıyla squat vücudun en büyük kas gruplarından biri olan bacak kaslarını çok etkili bir şekilde çalıştırır fonksiyonel bir egzersizdir. Günlük yaşamı kolaylaştırır, yataktan kalkarken merdivenden çıkarken kullandığınız kas gruplarıyla aynı kas grupları çalıştırır.

Kalça sıkılaştıran egzersizler!

Dizler hafif bükülü bir şekilde düz ayakta durun. Ayaklarınızı kalça genişliğinde açın. Parmak uçları karşıya baktığından emin olun.

Dirseklerinizi bükün ve her iki kolunuzu da boksör pozisyonunda tutun.

Dik durun;

kulak, omuz ve kalça tek çizgide olsun. Dizlerinizi bükerek squat pozisyonunda oturun. Bir sandalyede oturuyormuş gibi.

Daha ileri zorlayıcı bir egzersiz için oturma pozisyonunda vücudunuzu geriye doğru alçaltın.

Vücut ağırlığınızı parmak uçlarına değil topuklara vererek vücut ağırlığınızı dengeleyin.

Dizlerinizi parmak uçlarınızı geçmeyecek şekilde ayak bileğinizin hizasında tutun.

Aşağı squat yaparken nefes alın, kalçalarınızı sıkarak ayağa kalkarken nefes verin.

Ağırlığı poponuza ve bacaklarınıza vererek çömelin. 1 saniye bekledikten sonra yavaşça doğrulun. 2 set olarak 8-10 tekrar yapmanız yeterli olacaktır.

Kilo Yapmayan Yiyecekler

Şubat 8, 2010

Yediğiniz herşeyin sizlere kilo olarak geri döneceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz çünkü sağlığımız için kötü olacağını düşündüğümüz gıdaların zayıflamamıza yardımcı olduğu yapılan bir çok araştırmada kanıtlanmıştır.

Nasıl mı ?
Foxnews’te haberine göre, işte kilo vermenize yardımcı 10 kötü bilinen gıda:

İtarti1 Kilo Yapmayan YiyeceklerŞTE KİLO ALDIRMAYAN YİYECEKLER

1. Beyaz ekmek değil. Lif, mineral ve vitaminlerle dolu yüksek kaliteli ekmek, gerçekten glisemik indekste alt sırada yer alıyor. Bu da kan şekerinde ani yükselmeye neden olmuyor. Kilo vermek istiyorsanız, ekmek somunu yerine yüzde 100 buğday unuyla yapılan ya da tam tahıllı ekmekleri seçin. Yüksek oranda lif içermeyen buğday unundan uzak durun.

2. Yerfıstığı ezmesi yağlı mı ya da fazla mı kalori içeriyor? Brigham ve Kadın Sağlığı Hastanesi’ndeki bir araştırmaya göre, yerfıstığı ezmesi yiyenlerin kilo vermesi ve verdikleri bu kiloları tekrar almaması daha muhtemel. Purdue Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma da, erkeklerin yerfıstığı ezmesi yedikten sonra kendilerini daha tok hissettiklerini gösteriyor.

3. Doymuş yağ içermesine rağmen, hindistan cevizi yağı metabolizmanızı geliştiriyor ve kilo vermenize yardım ediyor. Hindistan cevizi yağı kolesterol seviyenizi artırmaz ve sindirim bozukluğu belirtilerini azalttığı biliniyor.

4. Peynir, kalsiyum içermesinden dolayı kilo vermek için çok önemli. Çalışmalar, beslenmesinde yüksek oranda süt ürünü tüketen obez yetişkinlerin önemli ölçüde kilo verdiğini gösterdi. Fakat peynirin yağlı ve tuzlu olması da bir dezavantaj.

5. Diyette bile olsanız, yemekten sonra tatlı yiyebilirsiniz. Dondurmadan farklı olarak, şerbet yağ içermez, ancak kaymak tadındadır.

6. Ceviz, fındık gibi kabuklu yemişler yağla dolu olabilir, fakat bu yağın iyi bir türüdür. Kabuklu yemişler aynı zamanda lif de içeriyor. Bu nedenle, patates cipsi ya da kurabiye yerine sağlıklı olan badem, yerfıstığı ya da hint fıstığı (kaju) gibi çerezlerden atıştırabilirsiniz.

7. Yıllardır yumurta üzerine yenip yenmemesi konusunda birçok tartışma yaşanıyor. Fakat, araştırma, sabahları yumurta yemenin iyi olduğunu, içerdiği protein nedeniyle sizi daha uzun süre tok tuttuğunu kanıtladı.

8. Kırmızı etten kaçınmak zorunda değilsiniz. Çünkü, yağsız biftek, tavuk ile aynı miktarda doymuş yağ içeriyor.

9. Kafein kan basıncını ve kalp atış hızını artırıyor. Ancak bazı araştırmalar, kafeinin metabolizmayı hızlandırdığını ve iştahı bastırdığını gösteriyor. Fakat, şekerli meşrubatlar içmek veya kahvenize şeker, krema eklemek kafeinin pozitif etkisini yok ediyor.

10. Şekerli sakız çiğnerseniz dişlerinizi çürütebilir. Ancak Rhode Island Üniversitesi’nden bir beslenme profesörü sakız çiğnemenin iştahı bastırdığına ve metabolizmayı harekete geçirdiğine inanıyor. Çalışmanın ilk sonuçları, hipotezi destekliyor.

Tatlı Yeme Krizini Nasıl Yenersiniz

Şubat 8, 2010

Özellikle adet günlerinde artış gösteren östrojen hormonu nedeniyle enerji açığa çıktığını belirten Alman Hastanesi Beslenme Uzmanı Hale Taşkın, “Enerji tatlı besinlerde olduğundan tatlılara yönelme oluyor” diyor. Peki kadınlar bu tatlı krizlerini önlemek için ne yapmalılar?
tatli krizi Tatlı Yeme Krizini Nasıl Yenersiniz
Sendrom kahvaltısı böyle oluyor
Adet öncesi veya genel tatlı krizine mi girdiniz? Açlık krizi sizi çikolatalara mı yöneltti. Hemen durun orada. Sizin için diyetisyen Hale Taşkın’ın hazırladığı “sendrom kahvaltısı”na buyurun.

Sabah Kahvaltısı: Şekerli süt, beyaz beynir (2 dilim), domates salatalık, bir iki tatlı kaşığı bal veya reçel, 2 dilim ekmek.
Ara: Bir porsiyon sütlü tatlı (muhallebi, sütlaç, kazandibi)
Öğle yemeği: Bir kase çorba, bir porsiyon sebze yemeği, salata ve komposto.
Ara: Bir gofret yenebilir, kalorisi düşüktür
Akşam: 100. 150 gram et (3. 4 köfte), salata, 2 dilim ekmek
Ara: Aşure, kabak ve ayva tatlısı olabilir.

Öğünlerinizi bu özel listeye göre düzenlemenin ve sütlü tatlılar tüketmenin dışında neler yapabilirsiniz?

Sigarayı Bıraktıran Bitkisel Formüller

Şubat 7, 2010

sigarayibirakin 150x150 Sigarayı Bıraktıran Bitkisel Formüller

Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU , sigarayı bırakmak isteyip türlü yöntemler deneyen insanlar Türkiye’de yetişen bir bitkinin çayını tavsiye etmekde.

Seda Sayan’ın Kanal D’deki televizyon programına katılan Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU , Türkiye’de yetişen binlerce bitki türünün mucizevi faydalarını mucize anlattı.

Saraçoğlu, özellikle sigarayı bırakmak isteyip, bir çok yöntem denemesine rağmen bırakamayanlar için karabaş otunu önerdi.

Haberin Devamı »

Sağlıklı ve hızlı kilo almanın formülleri

Şubat 7, 2010

hizlikiloalmak 150x150 Sağlıklı ve hızlı kilo almanın formülleri

Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları

Kilo almak isteyen ortalama bir insan büyük porsiyonlu ve yüksek kalorili yiyecekler yemeleri gerekir. Hafif egzersizler, iştahınızı açılmasını ve yağ yerine kas olarak kilo almanızı sağlar.

Aşağıdaki tavsiyeler kilo almak ya da kaybettiği kiloları geri almak isteyenler tarafından uygulanabilecek formüller. Kişisel ihtiyaçlarınız için bunların bir kısmını değiştirmeniz gereklidir. Uzmanınıza ya da diyetisyeninize bu konuyu danışabilirsiniz.
Haberin Devamı »

İbrahim saraçoğlu Kışa özel kürler kış kürü

Şubat 7, 2010

kiskurtleri 150x150 İbrahim saraçoğlu Kışa özel kürler kış kürü

İbrahim saraçoğlu Kışa özel kürler kış kürü

Sebze yemekleri Çok sağlıklıdır. Sebze kürleri ise şifa kaynağı olarak bilinir. Kemik erimesi, prostat, gut ve yüksek tansiyon şikayetiniz derdiniz varsa, taze sebzeler sayesinde ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu :P ırasa, brokoli, karnabahar, lahana, kereviz, ıspanak. Hiçbiri bir diğerinin yerini dolduramaz. Bu sebzelerin yemeklerini yaptığınızda sağlıklı beslenirsiniz. Ancak sebzelerin şifa dağıtan gücünden faydalanmak için mutlaka kürlerini uygulamalısınız. Sebzeyi pişirirken, ilave ettiğiniz tuz, salça, baharat ve yağ, yemeğinizi damak tadınıza uygun hale getirir. Fakat bu ilaveler sebzenin kür amaçlı kullanılmasına engeldir.

Çünkü pişirme sırasında, sebzelerin kimyası büyük ölçüde değişikliğe uğramaktadır. Yazı dizimizin ikinci bölümünde, siz değerli okuyucularıma bazı kış sebzelerinden nasıl kür yapılacağını ve bu kürlerin nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışacağım.

Haberin Devamı »

Bel Çevrenizdeki Kalınlık Nasıl Oluşur, Çözümü Nedir?

Şubat 6, 2010

Bel çevremiz neden kalınlaşır?

Günümüzde pek çok bayan düşük bel pantolonlardan taşan ve dar kıyafetlerde kötü bir görünüm veren bel çevresi yağlarından rahatsızdır. Hem görsel açıdan hem de pek çok hastalığa zemin hazırlaması nedeni ile bel çevresi yağları önemsenmeli, sağlıklı beslenme programı ve egzersiz ile önlenmelidir.

Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk, “Bel çevresi yağlanmasının nedenleri ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi’nde uygulanan ayrıntılı vücut analiz cihazı ile abdominal yağlanmanın ölçülmesi ve çözüm yolları” hakkında bilgi verdi.

248 bel cevresi Bel Çevrenizdeki Kalınlık Nasıl Oluşur, Çözümü Nedir?

“Bel çevrem kalınlaştı, göbeğim yağlandı, kilo veriyorum fakat göbeğim hiç gitmiyor.” gibi cümleler kilo sorunu olan-olmayan herkesin yaşadığı ve şikâyet ettiği dönemlerde dilden düşmeyen cümlelerdir. Kalıcı tedavinin diyet tedavisi olduğu kabul edilmesi gereken bu tip yağlanma, aslında birçok kronik hastalığın oluşmasında etkin bir rol oynamaktadır.
Ayrıntılı vücut analizi bel çevresi yağ dağılımı ve miktarı hakkında 1 dakikada bilgi verir. Yapılan ölçümler sonucunda kişinin genel yağ yüzdesi, yağ kütlesi, bölgesel olarak yağ ve kasın dağılımı, bel kalça oranı baz alınarak yağlanmayı azaltacak diyet planlanır.

Bel çevresi geniş olan kişilerde kronik hastalıkların görülme sıklığı yüksektir!

Özellikle metabolik sendrom, dislipidemi,
kardiyovasküler hastalıklar ve tip 2 diyabetin sık gözlendiği bu kişilerde bu yağlanmayı azaltmak için doktor ve diyetisyen kontrolü şarttır. Çünkü bu kişilerde oluşan hormon bozukluklarında ilaç tedavisi gerekebilir. Diyet tedavisi bel çevresi yağlanmasını azaltır bu rahatsızlıkların oluşum riskini ortadan kaldırır.

1. ADIM: Bel çevresi yağlanmasının nedenini araştırmak

• Vücutta yağlanma oranının yüksek olması sağlık problemlerinin var olmasında tek başına bir indikatör değildir. Fakat abdominal yağlanma olarak tanımladığımız bel çevresi yağlanmasının oluşmasında altta insülin direnci, kortizol fazlalığı, hipotiroidi, Cushing ( böbrek üstü hormonların fazla çalışması ) gibi sağlık sorunlarının olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.

Haberin Devamı »

Hamile Kalmadan İdeal Kilonuza Ulaşın

Şubat 5, 2010

Hamile Kalmadan İdeal Kilonuza Ulaşın

Çocuk yapmaya karar verdiniz, ama önce yapmanız gereken çok önemli birşey var ?

Hamile kalmadan önce ideal kilonuzda olmanız çocuğunuzun sağlığı için çok önemli. Hep düşünürsünüz “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” diye.  Fakat hamile olduğunda ideal kilosunda olan bayanlar bu durumu pek umursamaz, bebeğinizin sağlığı açısından ideal kilonuzda olmanız çok önemlidir.

Hamileliğe İdeal Kilonuzla Başlayın, Hem Bebeğiniz Hem Siz Daha Sağlıklı Olun

Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar hamileliğe kilolu ya da normal kilosunun altında başlayan anne adayları ve hamilelik döneminde normalin üzerinde kilo alan annelere bazı önerilerde bulunuyor.

248 hamile kilo Hamile Kalmadan İdeal Kilonuza Ulaşın

Fazla Kilo, Çocuk Sahibi Olmayı Olumsuz Etkiliyor

Fazla kilo ile yumurtlama problemleri, kıllanma ve insülin resistansı arasında yakın bir ilişki olduğu ve bunların çocuk sahibi olmayı olumsuz etkilediği ispatlanmıştır. Öyle ki, kadında adet düzensizliği ya da yumurtlama problemleri var ise, sadece kilo vererek ve egzersiz yaparak, adetler düzenlenebilir, kiloya bağlı kan metabolizması değişiklikleri geriye döndürülebilir.

Hamilelik Öncesi Fazla Kilolarınızdan Kurtulun

Fazla kilolu olarak hamile kalırsanız;

• Hamileliğiniz sırasında kronik hipertansiyona yakalanma oranınız yükselir.

• Preeklampsiye (hamilelik zehirlenmesi) yakalanabilirsiniz.

• Hamilelik şekeri riskiniz artabilir.

• Kilolu bebek doğurabilirsiniz.

• Ölü doğum gerçekleştirebilirsiniz.

• Yüksek olasılıkla sezaryenle doğum yapmanız gerekir.

• Doğum sonrası kanamalarınız, alt karın, idrar yolu, yara yeri enfeksiyonlarınızın olma olasılığı fazladır.

• Bebeğinizde beyin-omur-omurilik bozuklukları, karın duvarı, kalp anormallikleri ve birçok başka anormalliklerin görülme olasılıkları artabilir.

Bu sebeple fazla kilolu anne adaylarına, hamilelik öncesinde anne adaylarının yağdan fakir, liftten zengin diyet uygulayarak ve egzersiz yaparak kilo vermesi önerilir. Bu diyeti yaparken anne adayının doktorundan ya da bir beslenme-diyet uzmanından bilgi alması çok önemlidir. Çünkü bilinçsizce yapılan diyetler gebe kalma şansınızı azaltabilir.

Haberin Devamı »

Çikolata Kisti (Endometriozis) Nedir ?

Şubat 5, 2010

Rahim (uterus) içinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman yeterli hormon desteğinden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası “endometrium” olarak adlandırılmaktadır.

Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde yer almaktadır.
Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda yer alması “endometriozis” hastalığı olarak adlandırılır.


endometriosis Çikolata Kisti (Endometriozis) Nedir ?
Çikolata Kisti Nerelerde Görülür?En sık olarak yumurtalıklarda, rahim arkası boşlukta (Douglas boşluğu), vajen ile barsağın son bölümü arasında, barsakların yüzeyinde, tüplerin üzerinde veya çevresinde, rahmi tutan bağların ve mesanenin üzerinde veya karın zarı yüzeylerinde, cerrahi yaralarda, dikişli doğum esnasında açılan kesilerde, çok nadir olarak da göbek deliği ,burun zarı gibi uzak organlarda görülür. En sık görüldüğü yer %75 oranıyla yumurtalıklardır.

Rahim iç tabakası adet döngüsünün seyrinde her ay kalınlaşan ve belli bir süre sonucunda kanamasıyla vücut dışına atılan bir dokudur. Rahim iç tabakası rahim yüzeyi dışında bir yere yerleştiğinde yine adet döngüsüyle birlikte kalınlaşma gerçekleşir ve yine kanamayla bu doku uzaklaştırılmaya çalışılır. Endometriozis (Çikolata Kisti) hastalığının yerleştiği dokular vajinayla dış ortama açılan rahimin aksine kapalı sistemlerdir ve kanama bu kapalı sitemin içine (genellikle karın boşluğuna olur veya yumurtalık dokusu içine olur ki bu ilerleyen süre içinde burada endometrioma diğer adıyla çikolata kisti adı verilen yumurtalık kistlerine neden olur.) olur. Bu oluşan iç kanamalar iç bölgelerde yapışıklıklara neden olur ve buna bağlı belirtiler meydana gelir. Bu iç kanama miktarı çok az miktarda oluştuğundan hayati tehlike taşımaz.

Kimlerde sıklıkla görülür?

Endometriozis (Çikolata Kisti) üreme çağındaki kadınların hastalığı olarak kabul edilir. Hiç şikayeti olmayan ve başka bir nedenle değerlendirilen bir kadında saptanabilir. Tüm kadınların %3-5′inde, çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlerin %40′ında saptanmaktadır. Birinci derece akrabalarından birinde endometriozis saptanmış bir kadında hastalığın görülme olasılığı yaklaşık 7 kat daha fazladır. Endometriozis(Çikolata Kisti) çok nadir olarak menopozdaki kadınlardan ve çok geç hastalarında görülmektedir. Hatta literatürde erkelerde de görülebildiği bildirilmiştir.

Haberin Devamı »

SÖĞÜT KABUĞUNUN MUCİZE FAYDALARI VE KULLANIMI

Şubat 5, 2010

Söğüt kabuğu (Salicis cortex), Alman resmi gazetesinde 5.12.1982 (Heft:228, ATC-code:n02BK) tarihinde yayınlanarak modern bitkisel ilaç olarak kabul edilmiştir ve günümüze kadar modern tıbbi tedavinin vazgeçilemez bir parçası olmuştur.

Söğüt kabuğu doğal bileşiminde kullanılır, her hangi bir madde katılamaz veya bileşiminde bulunan maddelerden bazıları ayrılamaz. Çok sayıda ilaç firması tarafından hazır ilaç olarak da üretilir (Assalix, Optovit, Proaktiv, Rheumatab; Salix Bürger vb.)
SOGUT KABUGU SÖĞÜT KABUĞUNUN MUCİZE FAYDALARI VE KULLANIMI İlaç en etkili kısmı (Ecza, drog): İlkbahar başlarında 2-3 yıllık genç ve sıhhatli söğüt (Salix alba, Salix purpurea L., Salix fragilis L.) dallarının kabukları soyulup kurutularak kullanılır. Bileşiminde: %1,5-11 salisilalkol türevleri (Salicin, salicortin, fragilin, populin, tremulacin), kateşin grubu tanenler ve flavonoidler bulunur.

Söğüt kabuğunun bileşiminde en az %1 oranında salicin bulunmalıdır.

Etkileri: Ateş düşürücü, ağrı dindirici ve iltihaplanmanın etkilerini giderici (Antiphlogistic). Ayrıca oksijen serbest radikallerinin ortaya çıkmasını baskılar.

Etki şekli: Salicin ve salisilat türevleri %80 oranında emilir ve karaciğerde salisilik asite dönüştürülür ve cyclooxygenase’yi baskılar. Prostaglandin E1 ve E2 belirgin şekilde azalır, thromboxan B2 sentezi pek etkilenmez. Kanın pıhtılaşmasının azaltılmasında aspirinin tam manasıyla alternatifi değildir. Günlük toplam 240 mg salicin alındığında 4 haftalık kullanım sonucunda pıhtılaşma azalması gözlenmektedir, 100mg asetil salisilik asit etkisi daha belirgindir.Bu nedenle kalp hastalıklarında aspirin kadar etkili değildir.

4 hafta süreyle günde toplam 240mg salicin kullanıldığında yan etki görülmemektedir, aspirinde ise mide mukozasında mikro kanama meydana gelmektedir.

Haberin Devamı »

© 2010 - Diyet · Zayıflama · Zayıflama Ürünleri · Sağlıklı Beslenme · Kilo Verme · Diyet Çeşitleri · Diyetler · Diyetisyen · Güzellik ve Bakım - Tum Haklari Saklidir.


İdealdiyet.com diyet içeriği, ziyaretçileri bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz.. Diyetlere başlamadan önce bir diyetisyene danışmanız tavsiye edilir. Diyetlerin uygulanmasından meydana gelecek dolaylı yada dolaysız hiçbir problemde sitemiz sorumlu tutulamaz. Ayrıca site içeriğindeki zayıflama veya zayıflama ürünleri örneğin Lida, Fx15 gibi ürünler, özel diyetisyen ve zayıflama tavsiyeleri alakalı bilgiler sitelerin şahsına aittir. Tüm kullanıcılar siteye girdikleri andan itibaren bu uyarıyı okumuş ve kabul etmiş sayılırlar...
XML-Sitemap blog search directory Blog Directory & Search engine Food & Drink Health Directory TopOfBlogs TOPlist TOPlist
Sa?lyk ve Typ Google PageRank